Kültürel mirasa sahip çıkmak

Kültürel mirasa sahip çıkmak

0 1131

Seksenli yılların başından beridir şu Mağusa’nın haline bakarak hüzünleniyorum ve elimden ne gelirse onu yapmak için didiniyorum. Dünyanın en önemli kültürel miraslarından biri sayılan Mağusa Suriçi bu ada insanı için eşsiz bir hazinedir. Efsaneleşmiş yaşanmışlıklarıyla, tarihi eserleriyle, limanıyla, coğrafik konumuyla Doğu Akdeniz’in kültür sanat merkezi olabilecek kapasiteye sahip bir kent. Biz ne yapıyoruz(?) onun yıpranmasına, dökülmesine, çökmesine ve atıl kalmasına seyirci kalıyoruz.

Daha yeni yeni restorasyon değil de konsolidasyon çalışmaları yaparak bir çeşit geçiştirmeye çalıştığımız ödevimiz sınıfı geçecek yeterlikte yapılmıyor. Artık kapsamlı bir projeyle Antik Mağusa kenti yaşama döndürülmeli ve onu dünyanın sayılı kültür merkezlerinden birine dönüştürmek için de çalışmalar yapılmalı.

Şunu da söylemeliyim ki amaç görüntü üzerinden sempati yaratmak değil; aynı zamanda işlevsel açıdan da Mağusa’nın dirilişini gerçekleştirmek lazım. Mekanlar iyileştirilip kullanılabilmeli. Birinci dereceden antik binalar butik müzelere dönüştürülmeli. Mağusa’nın gizli yüzü olan tünellerin turizme açılması sağlanmalı. Çok yönlü bir çağdaş sanat merkezinin sur içine kazandırılması da nitelikli nüfusun sur içine akmasını sağlayacaktır… Üniversitemizin de sur içinde kendine ayrılacak mekanlarda özellikle Mağusa’yla ilgili çalışmalar yapması iyileşme sürecini mutlaka hızlandıracaktır.

Geçen yazım Mağusa’yla ilgiliydi bu yazım da öyle. Geçen gün Mağusa Belediyesi’nde sivil toplum örgütleriyle birlikte konuyla ilgili bir toplantı yapılmış. Otuz yıldır yazmadıysam yüze yakın makale yazdım Mağusa’yla ilgili. Yetmedi belediye başkanlığına adaylığımı da koydum. Söylediklerim insanlara gereksiz ve yersiz geliyordu. Şimdilerde, çevre ya da kültürel miras bilincinin yükselmesinden mi kaynaklanır bilmem Mağusa’yı kurtarma sevdalılarının çoğaldığını görüyorum. Ancak bu girişimler kozmetik gibi geliyor bana. Neden mi? Çünkü azıcık iştahla, gayretle ve duyarlıkla yapılacak olan işler de orada duruyor.

Uzun zamandan beridir gereken yerlere, Venedik Üniversitesi’nden özellikle kale-kent konusunda restorasyon uzmanı olan Prof. Vincenzo Lucchese ile görüştüğümü ve kapsamlı bir proje için çalışmaya hazır olduğunu söyledim. Bu adam dünyada alanında tek tük insanlardan biri… Rönesans mimarisi uzmanı. Gelecek, kendi insanlarımızdan ekip kuracak, uzman yetiştirecek ve tüm bunları ücretsiz yapacak. Galiba sorun da burada… deneyimlerim onu gösteriyor ki bu lafazanlıklar daha epey zaman sürecek. Bir anlaşma olmazsa Mağusa’nın iyileşeceği yok…