Öğrenmek

Öğrenmek

0 610

Şunu iyice bellemek gerekir ki, yüksek öğrenim ortamında akademik programın dışında olan, alana yönelik her türlü aktivite en az ders programı kadar değerlidir. Bir öğrenci olarak edinilen bilginin gündelik yaşamdaki ilgi alanına yönelik davranışlarımıza biçim vermesini istiyorsak ders ortamının dışında olan söyleşi, seminer, panel ve atölye çalışması gibi etkinliklerde yer almamız gerekir.

Üniversitemiz gerek tanıtım birimiyle gerekse kulüpler üzerinden bu tür etkinliklerin gerçekleşmesine olanak sağlayan desteği esirgemiyor. Bu desteği iyi kullanmak ve yerinde taleplerde bulunmak elbette ki öğrencinin sorumlulukları arasındadır. Öğretim kadrosunun önerileri ve desteği öğrencinin isteme iradesine yanıt veren bir nitelikte olması gerekir.

İstemek öğrenmenin yarı yoludur. İsteme iradedir, duyarlıktır… Yaklaşma, karşılaşma ve aşma hallerini besleyen zihinsel bir iştahtır. Öğrencinin böyle bir iştahtan yoksun olması öğrenme yetilerinin körelmesine neden olduğundan gördüğü yüksek öğrenimin de anlamı kalmaz.

Sadece bakmak yetmez, bakmasını bilmek de gerekir; bu bir algı yordamıdır ve öğrenilir. Yargı dayanaklarını inşa etmeden fikir sahibi olmak fikrin oluşum süreçlerine yabancı olmanın göstergesidir. Bir üniversite ortamında böyle bir boşta bulunma işin tabiatına aykırıdır. Üniversiteler meslek aydını yetiştirmek için değil evrensel değerlere sahip entelektüeller yetiştirmek için kuruldular. Alan bilgisi ve uzmanlıklar sadece aklın bilime yönelik odaklandığı işlevsel birer zeminden ibarettirler. Ne bilim ne de sanat felsefeden yoksun inşa edilemez, öğrenilemez. Deney ve bilgi, kuram ve pratik bilimin ayrılamaz ikilileri olarak öğrenim ortamlarının vazgeçilmez dayanaklarıdırlar.

Öğrenmek okumaktır, tartışmaktır, gözlemlemektir, bilgiyi sınamak ve kılgıya dönüştürmektir ama her şeyden önemlisi öğrenmek, kendini özerk bir kimlik olarak yeniden inşa edebilmektir. Yüksek öğrenim, bireyoluş sürecinin bilgiyle beslendiği bir süreci içerir. Bilginin sadece kültürel ya da sosyolojik bir rolü yoktur; aynı zamanda toplumsal olarak da ekonomik kalkınmanın ivmesine hız katacak bir katma değeri vardır.

Öğrenmek öğrencinin işidir. İş emektir, sevgidir, özveridir, özsaygıdır… bilmek mutluluktur diyordu Aristo… Öğrenmemek ve bilmemekse acınası bir yetim kalmışlık olsa gerek.