Kampüs

0 732

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencilerinin başarıları, öğretim üyelerinin de katıldığı  “Yeni Yıl” temalı Şeref-Yüksek Şeref Sertifika Töreni ile onurlandırıldı.

Sertifika Töreni’nin açılış konuşmasını Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr.  Anıl Kemal Kaya yaptı. Doç. Dr. Kaya, konuşmasında;  “Öğrencilerimizi tebrik ediyorum ve yaklaşan yeni yıllarını kutluyorum”, dedi.

Ardından, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Türkçe program öğrencileri adına konuşmasını yapmak üzere Banu Çalışkanlar’a söz verildi. Çalışkanlar, üniversitenin öğrencilere kattığı değerlere dikkat çekerek, konuşmasında; “Bizlere katmış olduğunuz değerler için siz kıymetli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum”, dedi. İngilizce program öğrencileri adına ise Norhene Ben Brahim konuşmasını gerçekleştirdi.

Tören, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencilerinin Şeref-Yüksek Şeref sertifikalarını öğretim üyelerinden almaları ile devam etti. Organizasyon, öğrencilerden Benjamin Simon’un söylediği şarkının ardından toplu fotoğraf çekimi ve kokteyl ile son buldu.

0 2996

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi, Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Öğretim Elemanları Hare Eminoğlu ve Senih Çavuşoğlu’nun “WOODLE” adlı görme engelli çocuklar için tasarladıkları eğitici oyuncak, geçtiğimiz günlerde Çin’de düzenlenen Shenzen Uluslararası Endüstri Ürünleri Tasarımı Fuarı’nda izleyicilerin karşısına çıktı.

Oyuncak ayrıca global ödüllü tasarımlar adı altında Cube Design Museum Hollanda, Hindistan’ın Mumbai kentinde düzenlenen Uluslararası Mimarlık, İç Mimarlık ve Tasarım Festivali’nde ve Bologna/İtalya Tasarım Haftası, Grand Design Exhibition’da sergiye değer görülerek izleyici ile buluştu.

Braille alfabesi yanı sıra Latin alfabesinin de kullanıldığı ve görme engelli çocuklarla birlikte diğer çocukların da birlikte oynayabilecekleri ve farklı hayvanları tanıma, İngilizce olarak adlarını, biçimlerini öğrenme, adlarını yazabilme gibi eğitici ve aynı zamanda eğlendirici bir 3 boyutlu puzzle oyuncak olarak kurgulanan WOODLE daha önce uluslararası “A Design Award” ile ödüllendirilmişti.

0 1107

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Anıl Kemal Kaya koordinatörlüğünde, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü son sınıf öğrencilerinden Qossay Bilal Moham, Zeynep Gül, Dorcas Ekenedirichukwu, Femi John, Ikechukwu Henry ve Abdul Kader, Mezunlarla İletişim ve Kariyer Araştırma (MİKA) Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde bölüm öğrencilerine seminer düzenlendi.

Özgeçmiş hazırlamanın önemi ve hazırlarken  dikkat edilmesi gereken kriterleri içeren seminer 8 Aralık Perşembe günü, İletişim Fakültesi, Mor Salonda gerçekleşti.

“Özgeçmişiniz Geleceğinizdir” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, MİKA personeli Cemal Kılıç, üniversiteli öğrencilere özgeçmişin nasıl hazırlanması gerektiği ile ilgili bilgiler vererek özgeçmişin önemini vurguladı. Kılıç, özgeçmiş hazırlamanın inceliklerini anlatırken, her iş ilanı için farklı özgeçmiş formatı hazırlanması gerektiğini de belirtti. Kılıç ayrıca özgeçmişte hayat tecrübesinin önemli bir yeri olduğunu “sen eşittir özgeçmiş” diyerek, iş verenlerin özgeçmiş bilgilerini ne kadar önemsediğinin altını çizdi.

Öğrencilerin, “birçok özgeçmiş hazırlıyoruz şirketlere gönderiyoruz ancak her zaman geri dönüş alamıyoruz. Özgeçmişlerimiz incelenirken üzerinde durulan en önemli noktalar nelerdir?” sorusu üzerine Kılıç, anahtar kelimelerin önemine değindi. Özgeçmişlerin dünya genelinde ortalama 45 saniyede incelendiğini dolayısıyla özgeçmişlerde anahtar kelimelerin çok etkili olduğunu belirtti.

Son olarak, üniversitelilere özgeçmişlerini hazırlarken dikkatli olmaları gerektiği ve herkesin iş hayatında tecrübe kazanması gerektiği tavsiyelerinde bulunan Kılıç, öğrencilerin katılımından dolayı duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

0 527
Haber: İbrahim Emre Sugel, Fotoğraflar: Burakcan Batuk

Polonya Basın Ajansı adına Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan haber muhabirliği yapan Agnieszka Rakoczy’nin katılımı ile Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi’nde “Doğu Akdeniz’den Bildirmek” konulu söyleşi ve Gazetecilik Bölümü şeref-yüksek şeref sertifika töreni gerçekleştirildi. Sertifika töreninin açılış konuşmasını Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nurten Kara yaptı. Kara konuşmasında, “Önümüzdeki yıl itibariyle “Yeni Medya ve Gazetecilik” adı altında müfredatımızı yenileyerek öğrencilerimizi bilgi ve becerilerini gelişen dünyaya uyumlulukları açısından en üst noktaya çıkarmayı amaç ediniyoruz” dedi.

“Yurttaş gazeteciliği herkesi bir anda muhabir yapabiliyor”
Öğrencileri başarılarından ötürü tebrik ettiğini dile getiren Doç. Dr. Nurten Kara’nın açılış konuşmasının ardından başarılı Gazetecilik Bölümü öğrencilerinin şeref-yüksek şeref sertifika törenine geçildi. Öğrenciler törende sertifikalarını öğretim üyelerinden aldılar. Sertifika törenin ardından deneyimli gazeteci Agnieszka Rakoczy ile söyleşiye geçildi. Söyleşiye öğrencilerin yanı sıra, araştırma görevlileri ve öğretim üyeleri de katılım gösterdi. Başarılı haber muhabiri Agnieszka Rakoczy, sektöre dair deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Konuşmasına gazetecilikte doğru bilginin önemine vurgu yaparak başlayan Rakoczy, “Sosyal medyanın artan gücü bizlere çok fazla kaynak ve haber sunuyor. Yurttaş gazeteciliği herkesi bir anda muhabir yapabiliyor. Tüm bunlar düşünüldüğünde haberi hazırlarken hem zengin hem de kaotik bir bilgi ortamından kesinlikle doğru seçimler yapmalıyız” dedi.

“Yanıltıcı haberlere dikkat”
Sahte haber ya da spekülasyonların ayrımının içinde bulunduğumuz interaktif çağda güçleştiğinin de altını çizen Rakoczy, “Halep’te katliam var mı? Varsa ne şekilde nasıl uygulanıyor? Şu an o kentte kalan sivil halk ve “İslamcı” örgüt üyelerinin ayrımı neye göre yapılıyor? Bu konularda ne yazık ki net bir bilgi yok” diyerek gerçeğe ulaşmak için bilginin doğruluğundan emin olmak gerektiğini bir kez daha vurguladı.

“Gazeteci kimliğimi açıklayamıyorum”
Dış haberleri o coğrafyalarda kovalarken çoğu kez gazeteci kimliğini açıklamadan çalıştığını ifade eden Rakoczy, “Birincisi, ilgili formaliteleri hazırlamak konusunda çok iyi değilim, ikincisi ise güvenlik hususunda gazeteci olmanızın bilinmesi kimi zaman sıkıntılar yaratabiliyor. Ayrıca diğer ajanslardan ve halktan sivil biri gibi davrandığınızda çok daha fazla ve rahat bilgi alabilirsiniz”, dedi.

Medyaya baskı artıyor
Medyada artan baskı nedeniyle çok sesliliğin azaldığına değinen Rakoczy, ülkesine dönüp baktığında da basın özgürlüğünde kısmen gerilemenin olduğunu ifade etti. Rakoczy sözlerine şu şekilde devam etti:  “Örneğin, 200 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen bir protesto, medyada ancak 50 bin kişi gibi bir rakamla törpülenerek yer bulabiliyor”, dedi.

Kıbrıs halkı kendi kaderini çizebilecek güçtedir
Kıbrıs müzakere süreciyle ilgili de düşüncelerini ifade eden Rakoczy, Kuzeyde Cyprus Today, Güneyde de Cyprus Mail ve Sunday Mail  bünyesinde gazetecilik faaliyetleri yürüttüğünü,  barış ve çözüm için umudunun var olduğunu ifade etti. Sorunun garantörler veya süper güçlerin elinde  çözülebileceği yönünde yaratılan algının bir yanılsama olduğuna değinen Rakoczy, “Kıbrıs halkı kendi kaderini çizebilecek güçtedir” dedi.

Katılımcılardan gelen soruları da özveri ile yanıtlayan Agnieszka Rakoczy’e, söyleşi sonrası plaket ve hediyeleri takdim edildi. Söyleşi, Gazetecilik Bölümü öğrencilerinin deneyimli gazeteci ile fotoğraf çekilmeleri ile son buldu.

0 1016
Haber ve Fotoğraflar: Burakcan Batuk

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) öğrencileri tarafından “Kooperatifçilik Bilincini Oluşturma” amacıyla İşletme Fakültesi Mavi Salon’da (Dr. Mehmet Tahiroğlu salonu) seminer düzenlendi. Etkinlikte DAÜ-KOOP Genel Sekreteri İşletme Fakültesi öğretim üyesi Hüseyin Tabur konuşmacı olarak yer aldı.

“İyi yaşamak için” sloganı ile gerçekleştirilen etkinliğe DAÜ öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından yoğun ilgi gösterilirken, konuşmacı Hüseyin Tabur, “kooperatif nedir?”, “Kooperatif nasıl oluşturulur?” ve “Kooperatiflerin sağladığı faydalar”  gibi birçok konuya değinip katılımcıları konu ile ilgili olarak kapsamlı bir  şekilde bilgilendirdi.

Etkinlik, konuşmacı Hüseyin Tabur ve Sosyal Sorumluluk İçin Pazarlama İletişimi dersi öğretim görevlisi İpek Halim’e, ilgili ders öğrencileri tarafından yapılan plaket taktimi ile son buldu.

0 966
Haber: İbrahim Emre Sugel, Fotoğraflar: Salih Arıcı

NTV haber editörü, muhabiri ve programcısı Mete Çubukçu ile NTV haber merkezi kameramanı Alihan Sönmez’in katılımıyla Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi’nde “TV’de Özel Haber Programcılığı” konulu söyleşi gerçekleştirildi. Radyo TV ve Sinema Bölümü’nün düzenlemiş olduğu şeref-yüksek şeref sertifika töreni kapsamındaki organizasyona öğrencilerin yanı sıra, araştırma görevlileri ve öğretim görevlileri de katıldı. Usta isimler Mete Çubukçu ve Alihan Sönmez, sektöre dair deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Söyleşinin açılış konuşmasını DAÜ Radyo TV ve Sinema Bölüm Başkan Yardımcısı Ahmet Goran yaptı. Goran, açılış konuşmasında Türkiye’nin yoğun ve acılı günlerinde söyleşiye iştirak ettikleri için katılımcılara teşekkür ederek, fakülte ve sektör buluşmalarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin müjdesini verdi.

Usta isimler genç iletişimci adaylarıyla buluştu
Konuşmasına muhabirliğin önemine vurgu yaparak başlayan Mete Çubukçu, “Muhabirlik bu işin temel taşıdır. En iyi yöneticiler, iyi muhabirlerden çıkar. Çünkü haberi, sahayı ve sorunları bilirler. İyi muhabirler iyi spiker de olabilir. Ancak iyi spikerden her zaman iyi muhabir olmaz,” dedi. Öte yandan haberciliği iki kapsamda irdeleyen Çubukçu, rutin haber ve haber programcılığı olarak farklı alanların varlığına değindi. Rutin haberlerin gündemin genel işleyişi olarak 1.5-2 dakikalık süre zarfında ele alındığını dile getiren Çubukçu, haber programcılığının ise, 40 dakikaya varan süreler çerçevesinde özel olarak ele alınması gereken bir saha olduğunu belirtti.

“Görsel, TV için esastır”
Bu alanda en önemli hususlardan birinin de görsellik olduğunu dile getiren Çubukçu, sözü NTV Haber Merkezi’nin deneyimli kameramanı Alihan Sönmez’e devretti. Sönmez, görselin TV için esas olduğunu belirterek, bu bağlamda teknik detayların dışında kameramanın neler olup bittiğini tam olarak yansıtabilmesi için gündem takibinin, saha tecrübesinin, olayın tarihinin ve gerçekleştiği yerin coğrafi koşullarının iyi bilinmesi gerektiğini dile getirdi.

Her iki katılımcının da uzun yıllar süren ortadoğu, savaş ve çatışma ortamı tecrübelerini de genç iletişimci adaylarıyla paylaştığı söyleşide, mihmandarların, tercümanların, şoförün yani tüm ekibin güvenilir olmasına vurgu yapıldı.

Katılımcılardan gelen soruları da özveri ile yanıtlayan Alihan Sönmez ve Mete Çubukçu’ya söyleşi sonrası plaket ve hediyeleri takdim edildi. Söyleşi, DAÜ Radyo TV ve Sinema Bölümü öğrencilerinin şeref-yüksek şeref sertifikalarını usta isimler Mete Çubukçu, Alihan Sönmez ve öğretim üyelerinden alması ile son buldu.

DAÜ Rektörlüğü’ne Ziyaret Gerçekleştirildi
Söyleşi sonrasında Mete Çubukçu ve Alihan Sönmez, Dekan Vekili Doç. Dr. Agah Gümüş, Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahire Özad ve Bölüm Başkan Yardımcısı Ahmet Goran eşliğinde DAÜ Rektörlüğü’nü ziyaret ederek, Rektör Prof. Dr. Necdet Osam ile görüştü. DAÜ hakkında bilgiler alan konuklar, DAÜ’de bulunmaktan dolayı duydukları mutluluğu dile getirdiler. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Eren’in de hazır bulunduğu ziyarette Prof. Dr. Osam tarafından Çubukçu ve Sönmez’e DAÜ logolu lefkara işi hediye edildi.

0 994
Haber: İbrahim Emre Sugel, Fotoğraflar: Mustafa Baflı

30 yıldır Türkiye’de televizyonlar için içerik üretimi yapan Halit Ziya Demirtaş, Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri ile buluştu. Radyo Teevizyon Sinema bölümünün düzenlemiş olduğu etkinliğe öğrencilerin yanısıra, araştırma görevlileri ve öğretim görevlileri de katıldı. “Televizyonda Freelance Çalışmak” konusunun konuşulduğu söyleşide Halit Ziya Demirtaş deneyimlerini izleyenlerle paylaştı.

Radyo TV Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahire Özad ve Bölüm Başkan Yardımcısı Ahmet Goran
Radyo TV Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahire Özad ve Bölüm Başkan Yardımcısı Ahmet Goran

Söyleşinin açılış konuşmasını Radyo TV Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahire Özad yaptı. Özad, açılış konuşmasında katılımcılara teşekkür ederek fakülte ve sektör buluşmalarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin müjdesini verdi.

Freelance çalışmak için mutlaka bir oyun planınız olmalı ve eğitilebilir olmalısınız.

“Manşet”, “Zamanda Yolculuk”,  “Ve Zaman Durdu”, “Hey Taksi”, “İki Kuşak Bir Mutfak” (viral program) gibi başarılı bir dizi medya ürününün yaratıcısı Demirtaş,  Freelance çalışma alanında öğrencilere bilgi vererek, 30 yıldır bu alanda üretim yapmakta olduğunu ve ilk olarak yeşilçam da bu çalışmalarının şekillendiğni belirtti.

_dsc2526Freelance çalışmanın özgürlükçü alanının çekiciliğine değinen Demirtaş, kurumlar bünyesinde bir dizi yapının sınırladığı sahaya karşın yaratıcılığın tadını serbest alanda bulabildiğini dile getirdi. Eğitilebilir olmanın bu alanda ki  önemine değinerek, bilginin yeterliliğinin söz konusu olmadığını ve gelişimin süreklilik arz etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Freelance çalışma alanları hususunda ise Demirtaş, kaynak alanlarından türlere, ortaklık kurulacak kurumlardan teklif biçimlerine kadar bir çok alanda değerli biligi ve tecrübelerini genç televizyoncu adaylarıyla paylaştı. Bu sahanın olumsuz yanları hakkında ise çekim öncesi ödenek alma güçlüğüne değinen Demirtaş, yayıncılığın konjoktürel risklerini göze almak zorunda kaldığını ifade etti.

An itibariyle ben bir tarhana çorbasıyım.

Freelance çalışma sahasında ürettikleri ile çalışmalarına “tarhana çorbası” benzetmesi yapan başarılı TV programcısı, program türlerinin yelpazesini geniş tutmasının sebebini, bir alanda uzmanlaşma zorluğunun coğrafyamızda vuku bulmuş olmasından kaynaklandığını belirtti. Kaynak kurumlara verilen program çeşitliliğinin azlığına da değinen Demirtaş, “iş yapabilmek, para kazanmak için piyasadan  gelen işleri geri çeviremiyoruz  ve bu da ürünlerin çeşitliliğini istem dışı artırıp, tarhana çorbası metaforunu yaratmaktadır”, dedi. Yine de öğrencilere kesinlikle bir alanda uzmanlaşmaları yönünde tavsiyede bulunan Demirtaş, sektörün belirli bir alanda uzmanlaşmış personeller için çok daha cazip getirilerinin olduğunu ifade etti.

Ne yapmak istiyorsunuz sorusunu duyuyorsanız, şanslısınız.

Mezuniyet sonrası öğrencilerin kariyer basamaklarıyla ilgili düşüncelerini de dile getiren Demirtaş, yola asistanlıkla başlayacaklarını ve gelecekleri için uzmanlaşmaları gerektiğini vurguladı. Öğrencilerin ne yapmak istiyorsunuz sorusuna hazırlıklı olmaları gerektiğini de belirterek, “bu soruyu duyuyorsanız şanslısınız. Çünkü para ve pasta payı herkesi bu işin içine çekiyor”, dedi.

Özellikle viral projelerde kurumların iş taleplerinde çoğu kez bilgisiz ve yetersiz olduğunu dile getiren deneyimli tv programcısı, “freelance çalışırken fikirden kurguya, stüdyodan personele, teçhizattan çekim mekanlarına kadar hemen her şeyi düşünmek durumunda kalıyorsunuz”, dedi.

Projeler kapsamında içeriğin çok önemli olduğuna da değinen Demirtaş, “projenin yaşayabilirliğini tamamen içerik belirler.  Hatta reklam piyasası içerik ajansı adlı yapılanmaların elindedir”, dedi.  Bu bağlamda fikrin önemine değinen Deimirtaş, her şeyin temelinin yaratıcılıktan geçtiğini ve cep telefonu kamerasının dahi hayallerin yansımasına olanak tanıdığını, ifade etti.

Dijital dünyanın denetlenemeyen özgürlükçü alanını kullanmaları yönünde de öğrencilere tavsiyede bulunan Demirtaş, sınırsızlığın ve yaratıcı özgürlüğün dijital dünyanın içerisinde olduğunu, internetin bu alanda her şeyi ifade ettiğini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “dijital dünyada siz gençler her gün bir delik açıyorsunuz. Bizler ise; yani dijital çağa ancak göç edebilmiş olanlar, her açılan delikte bir adım daha geri gidiyoruz”, dedi.

Öğrencilerden gelen soruları da özveri ile yanıtlayan Halit Ziya Demirtaş, ilgili sorulara şu şekilde yanıtlar verdi:

_dsc2519Freelance çalışma hayatı nasıl bir yaşam döngüsü sağlamaktadır?

“Freelance çalışmak şöyle bir şey, evinizde oturur ve ‘solitare’ oynarsınız. Aylarca telefon susar ve sonra bir iş gelir soluksuz kovalarsınız. Ardından ise belki yine bekleyeceksiniz veya projeler üreteceksiniz.”

Freelance çalışma hayatı ile kurum içi çalışma hayatı arasında gündelik yaşam açısından nasıl bir karşılaştırma yapabilirsiniz?

“Freelance demek , ya çok fakirsin ya da çok zenginsin demektir.  Ya bir kurumda çalışacaksınız hayatınız garantide olacak, ya da freelance çalışarak emekliliğiniz dahi sallantıda olacak.  Buna riskler ve kazanımlar çizelgesi diyebiliriz.”

Bir proje üzerine çalışırken ne tür süreçlerle basamakları adımlıyorsunuz?

“Freelance çalışma sahasında çalışmalarımız, ön araştırma, kameraman, ses – ışık yetkilileri vs… gibi çalışma ekibinin oluşturulmasıyla  başlıyor. Ardından bütçeyi minimum noktaya çekip her şeyi montajda bitiriyoruz. Ne yazık ki piyasa koşulları bizleri buna itiyor. Lakin yine de bu mantığın değiştirilmesi gerektiğini, montajda her şeyi çözmenin kolaycılık olduğunu ve  bu alanda siz genç medya personellerinin üzerine sorumluluğun düştüğünü belirtmek isterim.”

Uzmanlaşmak hususunda metin yazarlığının sektörde ki konumu nedir?

“Metin yazarlığı, senaristlik, reklam metni yazarlığı  şu an en revaçta aranan alanlardır. Herkes kapınızda sıra olup ürünlerinizi bekler. Siz ise, evinizde, oturduğunuz yerde rahatça çalışabilirsiniz.”

Kariyer açısından yönetmenlik hususundaki düşünceleriniz nelerdir?

“İyi bir montajcısı olan herkes yönetmenlik yapabiliyor. Öyle ki yönetmen en az ihtiyaç  duyulan iş kolu oldu artık. Hatta yönetmenler artık sadece “castı” belirliyor denilebilir. Her şey montaj yönetmeninin eline kalıyor aslında. Öte yandan yönetmenlik, oyunculuğu verebilmektir esasen. Örneğin; Dustin Hoffman’ın Kurtlar Vadisi’ndeki düşük performansını ele alalım. Kötü oyuncu olduğu için mi? Tabi ki değil.  Yanıt; düşük, sıradan ve sayıca çok olan sığ yönetmen performansının eseri olduğu içindir.”

Montaj, ses ve ışık alanları düşünüldüğünde bizlere kariyer açısından neler söylemek istersiniz?

“Montaj için dijital teknolojiyi iyi kullanmanız gerekir. Metin ve montaj becerisi  bir çok işi üretmenizi sağlar. İyi bir ışıkçı ve ses uzmanı olmak da sektörde en çok aranan özellikler içerisindedir. Kazançları da oldukça iyidir.”

“Dönem kahramanlarının” projelerinizin ilgili kurumlardan geçmesindeki gücü nedir?

“Dönem kahramanları binlerce proje içerisinden sizinkinin değerlendirmeye alınmasında iletişimsel aracı olarak kullandığınız kişilerdir. Bunların rolü bazen fazla, bazen ise hiçtir. Burada önemli olan projenize güvenmek ve iddialı olmaktır. İçerik her şeydir… “

Halit Ziya Demirtaş, söyleşiyi bitirirken son olarak şunları söyledi, “soru sormayandan haberci, merak etmeyenden yönetmen, okumayı sevmeyenden de senarist olmaz”.

_dsc2540Söyleşi Radyo TV Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahire Efe Özad ve Bölüm Başkan Yardımcısı Ahmet Goran’ın Halit Ziya Demirtaş’a plaket ve hediyelerini takdim etmeleri ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

_dsc2542

 

0 364

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) 2016 – 2017 Akademik Yılı Açılış Töreni ve İlk Dersi 27 Ekim 2016 tarihinde, saat 10:00’da, Mustafa Afşin Ersoy Salonu’nda gerçekleştirildi. Tören, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim görevlilerinin gerçekleştirdiği müzik dinletisi ile başladı.

Açılışta konuşan DAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam 2016 – 2017 Akademik Yılı’nın herkese hayırlı olması temennisinde bulundu. DAÜ’nün kurulduğu günden itibaren misyonunda bir değişiklik olmadan daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini belirten Prof. Dr. Osam, DAÜ’nün kaliteye önem veren bir üniversite olduğunu vurguladı. DAÜ’nün Times Higher Education (THE) 2016 – 2017 Akademik Yılı Dünya Üniversiteler Sıralaması’na girmeyi başaran ilk ve tek KKTC üniversitesi olduğunu bildiren Prof. Dr. Osam, elde edilen başarının belirlenen hedefler arasında yer aldığının altını çizdi. DAÜ’nün eğitimi bir sektör olarak görmediğine değinen Prof. Dr. Osam, KKTC’de “üniversitecilik” akımının başladığını ve bu akımın DAÜ tarafından kabul edilemeyeceğini vurguladı.

DAÜ KKTC’nin Amiral Gemisidir
Prof. Dr. Osam’ın ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Eski Rektörü, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Acar öğrencilere ve öğretim görevlilerine “Üniversite ve Toplum: Beklentiler, Eğilimler ve Öneriler” konulu 2016 – 2017 Akademik Yılı’nın ilk dersini verdi.

DAÜ’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Acar, DAÜ’nün gelişimini her zaman izleme şansına sahip olduğunu ve DAÜ’nün eğitim alanında KKTC’nin amiral gemisi konumunda olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Acar, DAÜ’nün en yüksek yabancı öğrenci profiline sahip olan üniversiteler arasında yer aldığını da vurguladı.

Prof. Dr. Acar gerçekleştirdiği ilk ders sunumunda bütün dünyada daha rekabetçi bir üniversite nasıl yaratılır anlayışının olduğuna dikkat çekerek, üniversitelerden kaliteli eğitimin yanında ekonominin lokomotifi olma beklentisinin de geliştiğini aktardı. Prof. Dr. Acar, gerçekleştirdiği sunumunda yükseköğretimde kitleselleşme ve belirgin kalite sorunları, uluslararasılaşma ve küreselleşme ile iletişim teknolojileri konularında bilgiler verdi. İlk ders sunumunun ardından Prof. Dr. Osam katkılarından dolayı Prof. Dr. Acar’a teşekkür plaketi takdim etti. Katılımın oldukça yoğun olduğu açılış töreninde Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Mehmet Bayram ve VYK Üyeleri,  Rektör Yardımcıları, Dekanlar, Öğretim Üyeleri, Yönetsel Personel ile çok sayıda öğrenci vardı.

DAÜ Rektörlüğü’ne Ziyaret Gerçekleştirdi
2016 – 2017 Akademik Yılı Açılış Töreni ve İlk Dersi sunumunun ardından Prof. Dr. Necdet Osam tarafından makamında ağırlanan Prof. Dr. Acar, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Mehmet Bayram, VYK Üyesi Recai Ergün ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Yaşar Özden ile bir araya geldi.

0 7089

Ünlü yapımcı ve yönetmen Osman Sınav 2016-2017 Akademik Yılı’nda Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nde ders vermeye başladı. “Radyo Sinema Televizyon Bölümü Bitirme Projeleri” dersini vermeye başlayan Osman Sınav, söz konusu ders kapsamında gerçekleştirilecek olan projeleri yarışma ile sonlandıracağını ve yarışma sonunda en iyi projeyi hazırlayan öğrencileri kendi çalışma ekibinde eğitmeye devam edeceğini açıkladı.

Osman Sınav Kimdir?
1975 ve 1979 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde önce resim ve tekstil tasarımı eğitimi aldı. Sınav, 2012 yılında ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun oldu.

Kariyerine televizyon reklamlarına metin yazma ve yönetmenlikle başlayan Osman Sınav 1984 -1987 yılları arasında 500’ü aşkın reklam filminin yapımında görev aldı. Daha sonra görsel sanatlara duyduğu heyecan ve birikimini sinemaya taşımak istedi.

Sinegraf isimli film yapım şirketini kurdu. 1987’de başladığı ve bugün de devam eden konulu film, televizyon filmleri ve drama yapımcılığı ve yönetmenliği çalışmaları onun bu tutlusunun ürünleridir.

Osman Sınav 1987’de başladığı sinema yolculuğunda televizyon için Bir Muharririn Ölümü, Yalancı Şafak, Atlı Karınca, Hünkarın Bir Günü, Küçük Dünya, Aşka Kimse Yok, Kapıları Açmak ve Yalancı isimli filmleri, sinema için de Gerilla, Deli yürek: Bumerang Cehennemi ve Pars: Kiraz Operasyonu, Uzun Hikaye ve Aşk Kırmızı filmlerini çekti ve Türkiye’nin beyaz perdesine yeni zenginlikler kattı.

1991’de televizyonlar için dizi film çalışmalarına yoğunlaştı. Usta bir yönetmen olarak kendini kabul ettiren sanatçı, içerisinde Süper Baba, Deli Yürek, Hayat Bağları, Ekmek Teknesi, Kurtlar Vadisi, Sakarya Fırat gibi çok sevilen 21 dizi filminin yapımcısı ve yönetmeni oldu. Dizileri sadece Türkiye’de değil dünyanın geniş bir coğrafyasında çok sayıda ülkenin televizyonunda ilgiyle karşılandı.

30 yılı aşkın bir süredir televizyon ve film dünyamıza unutulmaz eserler kazandıran Osman Sınav, Yönetmenler Derneği ile Sinema Eseri Meslek Sahipleri Birliği’nin üyesi, Sinema Filmleri Derneği’nin de yönetim kurulu üyesidir.

“Bu benim işim. Biraz sezgilerle ilgili ama biraz da halkın nabzına , kültürüne doğru bakmaktan, içeriden bakmaktan geçiyor. Onu yakaladığımı düşünüyorum ‘Halk anlamaz’ lafını hep hakaret kabul ettim. Tam tersine halk çok iyi anlar. Doğru bir şey yapıyorsanız mutlaka karşılığını görür” diyen sanatçı filmlerinin izleyiciler tarafından çok sevilmesinin arka planında insanı ve toplumu ön yargısız olarak anlamaya çalışmak düşüncesinin yattığına inanır. Eserlerinde bu toprakların, bu iklimin ve bir parçası olduğumuz bu toplumun kültür değerlerinden sentezler yapar ve çok satmaktan ziyade insana ulaşmayı hedefler.

0 363

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), 19. Oryantasyon Günleri kapsamında 30 Eylül 2016, Cuma günü muhteşem bir organizasyonla yeni gelen öğrencilerine “Hoşgeldiniz” dedi. Üniversiteye yeni kayıt yaptıran öğrencilerin Üniversiteye gelişlerini kutlamak, idari ve akademik birimlerle ve öğrenci kulüpleriyle tanıştırmak için düzenlenen “Hoşgeldin Gecesi”, DAÜ Atatürk Meydanı’nda saat 20:00’de başladı.

Gecede Fakülte ve Yüksekokul tanıtımları ile öğrenci kulüplerinin tanıtımlarının yanı sıra, çeşitli yarışmalar ve sahne gösterileri de gerçekleştirildi. DAÜ Kıbrıs Halk Dansları Topluluğu’nun gerçekleştirdiği dans gösterisi ile başlayan geceye, The Consonants grubunun verdiği konser ile devam edildi. Amerikan Futbol Kulübü’nün gerçekleştirdiği gösterinin ardından ise Müzik Kulübü verdiği konser ile eğlenceli saatler yaşattı. Dans Kulübü ve Müzikal Topluluğu da sahne performansları ile geceye renk kattı.

Gecede DAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam ve Öğrenci İşleri’nden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Yaşar Özden sahneye çıkarak, öğrencileri selamlarken, yeni öğrencilere seslenen Prof. Dr. Osam, “DAÜ’ye Hoşgeldiniz” dedi ve yeni eğitim hayatlarında başarılar diledi.

Gece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önde gelen müzik gruplarından “Grup Rast” ve gözde Reggae grubu “The Healers”in  sahne almasıyla devam etti. Geceye katılanlar gerçekleştirilen sahne performansları ile çoşku dolu saatler yaşadılar.