Manşet Haber
Featured posts

0 4083
Fotoğraflar ve Video: Emine Bayır, Doğuş Arslan

DAÜ İletişim Fakültesi önünde saat 18:30 sularında MS546 plakalı araç TEE686 plakalı ticari taksiye çarparak takla attı. Kazada 2’si ağır olmak üzere 5 yaralı var. Ambulans, İtfaiye ve DAÜ güvenlik görevlileri ile DAÜ öğrencileri yaralı kurtarma operasyonunu başarıyla gerçekleştirdiler. Mağusa Devlet Hastanesi’nden alınan bilgiye göre yaralıların durumu iyi.

Fotoğraf Galerisi

Kaza sonrası görüntüler, kamera: Emine Bayır

 



 

0 652

Türkiye, 25. dönem milletvekilerini belirlemek üzere, dün sandık başındaydı. Yeni mecliste yine 4 parti var. Halkların Demokrat Partisi (HDP) yüzde 13.1 ile barajı aşarak meclise 80 milletvekili gönderdi. Adalelet ve Kalkınma Partisi ise 2011’deki seçimlere göre yüzde 9.2 civarında bir oy kaybederek 258 milletvekiliyle mecliste yerini aldı ve tek başına iktidar partisi olma hedefini tutturamadı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yüzde 24.96 oy alarak bu seçimden yine umduğunu bulamazken meclise 132 milletvekili gönderdi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yüzde 16.28 oy alarak oy oranında 3.27′ lik bir artışla meclise sadece 80 milletvekili gönderebildi. Bu sonuçlara göre koalisyon hükümetinin kurulması kesinleşti. 45 gün içinde koalisyon hükümeti kurulamazsa erken seçime gidilecek, ancak bu koalisyonda hangi partilerin olacağı kesin değil.

Başbakan Davutoğlu’nun İstfası bekleniyor

davutogluTeamül gereği Davutoğlu’ nun bugün yada yarın istifasını cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan sunaması gerekiyor. Erdoğan yeni hükümet kurulana kadar Davutoğlu’nun göreve devam etmesini isteyebilir.

Seçim sonuçlarının Resmi Gazete’ de yayınlanmasından beş gün sonra Türkiye 25. parlementosu milletvekililerinin yemin töreni için ilk kez toplanacak. Erdoğan yemin töreninden sonra bir milletvekilini yeni hükümeti kurması için görevlendirecek ve büyük ihtimalle bu birinci gelen (AKP) parti’nin genel başkanı Davutoğlu olacak.

Anayasaya göre görevi alan Davutoğlu 15 gün içerisinde yeni hükümeti kuramazsa Erdoğan’a görevi iade edecek. Yine teamüller gereği Cumhurbaşkanı meclisteki milletvekili sayısı çok olan partiden başlayarak diğer partilerin genel başkanlarını görevlendirerek hükümeti kurmalarını isteyecek. Ancak Cumhurbaşkanı aynı kişiyi bir kez daha görvlendirme veya 550 milletvekilinden herhangi birini görevlendirme yetkisi de var.

Anayasaya göre ilk görevlendirmeden itibaren 45 gün içinde hükümet kurulamazsa üç ay içinde erken seçime gidilebilir.

Anadolu Ajansı'na göre 2015 seçim sonuçları (Türkiye Geneli)
Anadolu Ajansı’na göre 2015 seçim sonuçları (Türkiye Geneli)

2015 Seçiminden İlkler

Türkiye genelinde dün 53 milyon 765 bin 231 seçmen oy kullandı bunun 1.1 milyonu 18 yaşını yeni dolmuş gençlerdi ve ilk kez oy kullandılar.

HDP de ilk kez bu seçimlerde parti çatısı altında seçimlere katılıyor. Daha önce HDP’deki bazı isimler, “bağımsız” olarak seçilmiş ve parlamentoda görev almıştı.

3 genel seçim, 3 yerel seçim, 2 referandum ve 1 Cumhurbaşkanlığı seçiminde zaferle ayrılmayı başaran Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez bir seçimi “Cumhurbaşkanı” olarak takip edecek.

Ahmet Davutoğlu AKP Genel Başkan’ı ve Başbakan olarak ilk seçim deneyimini yaşadı. Bu seçimler Davutoğlu için ayrıca önem taşıyordu.

AKP açısından seçimin bir başka ilki de, üç dönem kuralının ilk kez işletilmesi. 24’üncü dönemde görev alan 70 isim aday listelerinde yer almamıştı.

Gurbetçiler, ilk kez bir genel seçim için yaşadıkları yerlerde sandık başına gittiler. 2 milyon 866 bin 979 seçmenden 1 milyon 31 bin 917’si sandıkta oyunu kullanmıştı.

Gezi Olayları, 17-25 Aralık operasyonları ve 6-8 Ekim olayları sonrası Türkiye’de ilk kez bir genel seçim yapıldı.

0 856
Haber: Bahadır Konuk, Fotoğraflar: Çağlayan Dursun

Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Şeref-Yüksek Şeref Töreni DAÜ İletişim Fakültesi Mor Salon’da 28 Mayıs günü gerçekleştirildi. Törende 121 öğrenci yüksek şeref, 141 öğrenci ise şeref belgesi aldı. Törenin açılış konuşmasını DAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Ümit İnatçı yaptı.

IMG_3584

Bilmek yetmez; önemli olan anlamaktır, hayatı anlamlandırmaktır.

Törenin
açılışında bir konuşma yapan İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Ümit İnatçı yüksek öğrenimin hayata başlangıç olarak gerekli olduğunu, fakat tatmin edici profesyonel bir yaşamı hedefleme açısından yetkin bir kapasiteyi temsil etmediğini ifade etti. Bilmenin yetmediğini; önemli olanın anlamak, hayatı anlamlandırmak olduğunu sözlerine ekleyen İnatçı, derslerinde üstün başarı gösteren öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Bölüm birincileri kendi bölümlerini temsil etti

IMG_3625Törende Radyo TV Sinema Türkçe bölümü öğrencilerini temsilen konuşan Ercan Güler ’’Geçmişini sağlam temellere oturtan,ayrıca geçmişinde başarılara imza atan, geleceğe ulaşan bireyler; geleceğin de önemli sahipleri olmaktadırlar. Bu sayede önümüzdeki döneme daha dinamik başlayacak ve gelecekteki hedeflerimiz için daha azimli ve kararlı olacağız. Ancak alacağımız bu yüksek şeref ve şeref belgeleri bizim emeklerimize biçilmiş birer kaftandır’’ şeklinde konuştu.

IMG_3648Halkla İlişkiler öğrencileri adına Mehmet Güven Gülgül “Değerli hocalarımız bizi çok zorladılar. Çıtayı her zaman yüksek tuttular, iyi ki de böyle davrandılar onların sayesinde kendimi geliştirme fırsatını yakaladım buradan mezun olduğumda iş hayatımda kendimi eksik hissetmeyeceğim, yoğun tempoya bir sıfır başlamayacağım. Bize bu fırsatı verdikleri için tüm hocalarıma teşekkürlerimi sunuyorum. DAÜ’lü olmak ayrıcalıktır’’ dedi.

Radyo TV ve Sinema İngilizce Bölümü öğrencilerini temsilen Bang Lisa Pam Tok, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık İngilizce Bölümü öğrencilierini temsilen Olufunmilola Elizabeth Soetan, Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı bölümünden ise Antoun Alhawawiniydi duygularını ifade ettiler.

IMG_3638

İletişim fakültesi öğrencisi olmak ayrıcalıktır arkadaşlar

Gazetecilik Bölümü adına Emine Bayır konuşmasında üniversite hayatında İletişim Fakültesi’ni seçmenin bu hayatta yaptığı en güzel ve en doğru se
çim olduğunu dile getirirken, İletişim Fakültesi’nin kendisini bulmasında çok yardımcı olduğunu da sözlerine ekledi. “Ben İletişim ailesinde olmaktan çok gurur duydum, İletişim Fakültesi öğrencisi olmak ayrıcalıktır arkadaşlar bunun kıymetini bilin lütfen” diyerek konuşmasını tamamladı.

Fotoğraf Galerisi

0 929
Fotoğraf ve Video: Eser Karataş

2015 Türkiye milletvekili seçim resmi olmayan sonuçlarına göre Halkların Demokrat Partisi (HDP) barajı aşarak meclise girmeye hak kazandı. HDP % 13’lük oy oranı ile meclise 79 milletvekili yolluyor. Gazimağusa’daki HDP’liler kutlamalara başladı. Gündem kamerası kutlamaları sizin için görüntüledi.

Fotoğraf Galerisi

 

0 827

Fotoğraf sanatçısı Buket Özatay’ın Lefkoşa Merkezi Cezaevi “Kadınlar Koğuşu”nda gerçekleştirdiği on aylık bir çalışma sürecinin sonucunda çekilen fotoğraflarından oluşan sergi ve kısa video gösterimi 10 Haziran 2015, Çarşamba günü (yarın) Naci Talat Vakfı’nda saat: 19.00’da açılacak.

Özatay’ın projesi, Lefkoşa Merkezi Cezaevi “Kadınlar Koğuşu” üzerine yapılan ilk belgesel fotoğraf çalışmasıdır. Sanatçı söz konusu serginin proje çalışmasıyla önce İtalya daha sonra İspanya’da ödüle layık görülmüştür.

Sergi küratörlüğünü Dilek Karaaziz Şener’in yaptığı etkinlik Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı-Tanıtma Dairesi, Kültür Dairesi, Naci Talat Vakfı ve Özatay Fotoğrafçılığın katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Özatay’ın “Benimle Birlikte Yürür Gökyüzü…” adlı fotoğraf sergisi ve kısa video gösterimi 10 Haziran 2015, Çarşamba günü Naci Talat Vakfı’nda saat: 19.00’da sanatseverlerle buluşacak. Sergi ve video gösterimi 25 Haziran 2015 tarihine kadar Pazartesi-Cuma 09:00-19:00, Cumartesi 09:00-14:00 saatleri arasında izlenebilecektir.

Serginin Fragmanı

0 1174
Haber: Eser Karataş, Fotoğraflar ve Video: Fırat Necati Güner

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) okuyan Kürt kökenli öğrenciler HDP’nin Diyarbakır mittingideki bombalı saldırıyı protesto etmek için toplandı. Yürüyüşe yaklaşık 200 kişi katıldı. Yürüyüşe sivil  halkın katılımı da dikkat çekti.

Akşam saatlerinde DAÜ giriş kapısından başlayan yürüyüş, DAÜ 2 yurduna kadar devam etti. Yurdun önünde pankart açıp slonganlar atıldı. Patlamada ölenler için bir dakkika saygı duruşunda bulunularak ardından Kürtçe ve Türkçe basın bildirisi okundu.

Diyarbakır’daki bombalı saldırı anı (kaynak: haber.sgk.net)

Basın bildirisi şöyle; “Dün gerçekleşen HDP mitinginde 5 dakika arayla iki patlama gerçekleştirildi ve 4 yoldaşımız şehit oldu. Patlamalar sonrası çıkacak izdihamda yapılacak müdahale ile büyük bir katilam hedeflendi. HDP’nin ezilenleri, bütün dinsel yapıları, kadınları ve gençleri kapsayıcı yapısıyla kucaklayarak Türk halklarına nefes aldırıyor. AKP tek başına iktidar olma imkanını yitirdiği için bu tarz “faşitçe” eylemlere başvuruyor. Daha önce de HDP’nin  yüzlerce seçim bürosuna saldırılarda bulunuldu. HDP milletvekili adaylarına ve seçmenlerine bulundukları bölgede fiziksel ve psikolojik baskılar uygulanıyor. Bu “faşist” düşüncenin emeli HDP ve diğer demokratik güçlerin provakosyona gelmeleri ve Türkiye’de yaratılan çirkin havayı kendi isteklerine göre şekillendirmek istemeleridir. Biz gençler, kadınlar ve tüm inanç sahipleri yaratılmak istenen  durumun farkındayız. Bu doğrultuda 7 Haziran’da en büyük korkuları olan bizler onları tahtından indireceğiz.”

Basın açıklamasının ardından oturma eylemi yapan grup sloganlar atarak dağıldı.

Basın açıklaması ile ilgili video:
Kamera: Fırat Necati Güner

Protesto ile ilgili fotoğraf galerisi
Fotoğraflar: Fırat Necati Güner

1 1241
Haber ve Fotoğraflar: Engin Aluç

Yönetmenliğini Mert Yusuf Özlük’ün yaptığı Sera adlı kısa film 3. Yeşil Barış Hareketi Kısa Film Yarışması’nın en iyi filmi seçildi. Film ekibinin tamamı DAÜ öğrencilerinden oluşuyor. DAÜ İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Özlük, 2013 yılında aynı film ile Yeşil Kamera Uluslararası Kısa Film Yarışması ikinciliğine layık görülmüştü.

mertodulEn iyi film Sera’nın yönetmeni Mert Yusuf Özlük ödülünü alırken heyecanlı anlar yaşadı

Benim için tüm filmler birinci

Yeşilçam sinemasının usta oyuncusu Ediz Hun, gecede yaptığı konuşmada tüm insanların özünün sevgi olduğunu ve doğayı sevgi ile koruyabileceğimizi vurguladı. Yarışmada dereceye giren filmlerin hepsini birinci olarak gördüğünü, bundan sonraki yarışmalarda da daha güzel filmlerin yapılacağına inandığını belirtti.

edizhun
Yeşilçam oyuncusu ve uzman ekolog Ediz Hun

Gecenin ana sponsorluğunu Limasol Türk Bankası üstlenirken diğer sponsorlar ise Innovia Digital, Malpas ve MTSTur’du. Yarışmada birinciye 5bin TL, ikinciye 4bin TL, üçüncüye 3bin TL para ödülü verildi. Jüri özel ödülü ise 1500 TL’ydi. Jüri özel ödülü de DAÜ öğrencilerinden Ümit Emir’in oldu. Ayrıca dereceye giren tüm filmlere kristal şilt verildi.

Gecenin en iyi filmi Sera’nın künyesi:

Yönetmen: Mert Yusuf Özlük
Sanat Yönetmenleri: Emine Bayır, Buse Taş
Görüntü Yönetmeni: Arınç Arısoy
Senaryo: Ümit Akdeniz, İsmet Egemen Aydın

 

Gecenin sonunda duygulu anlar:

yesilbarishareketitoplufoto
Yarışmada dereceye giren filmlerin yönetmenleri, Yeşil Barış Hareketi ekibi ve jüri üyeleri.
Yeşil Kamera Uluslararası Kısa Film Yarışması'nda DAÜ öğrencileri bir birincilik bir de ikincilik ödülü almışlardı
2013 yılında Yeşil Kamera Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda DAÜ öğrencileri bir birincilik bir de ikincilik ödülü almışlardı

Twitter’da Yeşil Barış Hareketi 3. Kısa Film Yarışması

Haber: Eser Karataş/Fotoğraf: Mert Yusuf Özlük

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü  İtalyan fotoğraf sanatçısı Brunella Longo’yu ağırladı. İtalya’daki Cassino Çağdaş Sanat Müzesi’nin yöneticiliğini yapan sanatçının fotoğraf seçkilerinden hazırlanan bir slayt gösterimi ve söyleşi yapıldı.  DAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Ümit İnatçı’nın ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Sözen’in de katıldığı söyleşide Longo’nun İtalyanca’dan çevirmenliğini yine Doç. Dr. Ümit İnatçı yaptı.

brunella_toplu_foto

Longo fotoğraf geçmişine ilk olarak analog fotoğraf makinesi kullanarak başladığını ve zaman içinde sanatsal bir tarz geliştirdiğini belirti. Fotoğraflarını, ressamların çizim tekniğinden esinlenerek yarattığını söyleyen Brunella,  yaptığı işte hayal gücünün ve odaklanmanın önemli olduğunu belirti. Bir eskiz yaratıp onun üstüne kompozisyonu oturttuğunu ve  çalışmalarının on yıllık bir birikimin sonucunda ortaya çıktığını söyledi. Rönesans dönemi filozoflarının fikirlerinin bir yansıması olarak gördüğü eserlerinde ‘HUMUS’un yani toprağın, kendine esin kaynağı olduğunu söyledi. Çalışmalarının genelde mistik bir yönü olduğunu söyleyen Longo, hiçbir çalışmasının dijital olmadığını, hepsinin analog olarak çekildiğini, daha sonradan dijitalleştirilip farklı görsellerle birleştirilmesi ile oluşturulduğunu belirti. İki farklı fotoğrafın dijital ortamda üst üste konulması ile bu eserlerin ortaya çıktığı söyledi.

Sanatçı dünyanın farklı ülkelerine seyahat ederek “medeniyet olmayan yerleri” bulup oraların fotoğraflarını çekmenin kendini cezbettiğini belirti. Ayrıca gerçekçi şeylerin içine, ruhâni şeyler katmayı sevdiğini söyleyen sanatçı, insan davranışlarını inceleyip onları da karelemekten büyük haz aldığını belirtti.

Sergi 29 Haziran’a kadar açık

Günümüz gezgin fotoğrafçılığının en yetkin temsilcileri arasında sayılan İtalyan sanatçı Brunella Longo’ nun “Art-Emide” isimli sergisi 29 Haziran’a kadar Girne Art Rooms sanat galerisinde izlenebilir.  Sanatçının 2011-2015 arası çalışmalarının seçkisinden oluşan sergide, gizem ve dramın eşleştirildiği egzotik imgelem ağırlıklı fotoğraflarının her biri şiirsel bir görselliği içeriyor. Sanatçının, bilgi, denge, sezgi ve gözlemle yaratığı gerçek ötesi alanların her biri, içsel bir dinginlik hissiyle izleyiciyi içine alan bir maceraya dönüşüyor.

Twitter’da Brunella Longo

 

Haber ve fotoğraflar: Eser Karataş

Gözümüze kestirdiğimiz bir bahis ofisine girdik. Arkadaşlarımızın birisi 21 yaşın altındaydı ve yasa gereği bahis ofislerine girmesi yasaktı. Ama bize kapıda kimse kimlik sormadı.

İçeride birçok ekran bulunmaktaydı. Ekranlarda canlı ve sanal olmak üzere oyunlar oynanıyordu. Bahislerin biri bitip biri başlıyordu ve insanlar büyülenmişçesine ekrana kilitlenmiş durumdaydı. İçerisi tamamen doluydu. İlk girdiğimiz anda yer bulmakta zorlandık. İçerideki insanların büyük çoğunluğu öğrenciydi.

21 yaşından küçük olan arkadaşımıza bir kâğıt ve kalem verip köpek yarışı diye tabir edilen oyunu oynamasını istedik. Arkadaşımız yerinden kalkıp bankoya yöneldi. Bankodaki görevli güler yüzlü bir ifadeyle arkadaşımızın elindeki kâğıdı alıp ne kadar yatıracağını sordu. Bankoda hiçbir kimlik sorgulamasına tabi tutulmayan arkadaşımız parayı yatırdıktan sonra masaya geri döndü. Oynadığımız yarışı beklerken bahis ofisinin ikramı olan çay, kahve, soda gibi içeceklerden aldık. Karşımızdaki ekranda yarışımız başlayıp bittiğinde, tabii ki kazanan bahis ofisi olmuştu ve yine masalardan küfürler ve pişmanlık ifadeleri yükseliyordu.

Bahis ofislerinin müdavimlerinden olan üniversite öğrencisi M.A.Y. bu pişmanlık hissine aşinaydı. İki yıl önce geldiği adada, bahis ofisleriyle tanışmış ve hayatı değişmişti. İsmini kendi isteği üzerine saklı tuttuğumuz M.A.Y’nin bahis ofislerinde yaşadıklarını kendi ağzından aktarıyoruz.

İlk ayda hep kazandım

“Adaya iki yıl önce geldim.  Adaya geldikten birkaç ay sonra, sadece eğlence amacıyla bir bahis ofisine adım attığımda, bunun benim için bu kadar içinden çıkılamaz bir sıkıntı yumağı haline geleceği aklımın ucundan bile geçmemişti.

Burada bahis ofisine ilk gidişim bir arkadaşımın vasıtasıyla oldu. Futbol bahisleri ile başladım. Buradaki bahis oranlarının Türkiye’dekinden fazla olması, işi benim için çok cazip hale getiriyordu. İlk bir ay boyunca kazanan taraf ben oldum. Cebimdeki 50 lira gibi küçük paralarla 500 lira gibi yüklü meblağlar kazandım. Günlük harcamam da küçümsenmeyecek kadar çoktu ve cebinde para olunca insan daha farklı şeyler keşfetmek istiyor. Bu da beni yeni arayışlara itti. Arayışlarım beni bir gece kendimi kumarhane kapısında bulmaya kadar götürdü. Yaşımın 21 olmasına ve kumarhanelerdeki yaş sınırının 25 olmasına karşın, hiçbir engelle karşılaşmadım. Onu bırakın, öğrenci olarak girmemin yasak olduğu bir yere rahatlıkla girip hiçbir kimlik sorgulamasına maruz kalmadan oyun oynayabiliyordum.

Bir ay böyle geçti. Cebimde çok büyük paralarla gün içinde çok yüksek harcamalar yapabiliyordum. Bahis ofislerinde kazandığım bu kolay parayı bankoda çalışan görevlilerden alırken, “Bu kadar kolay para veriyorsanız ben buradan çıkmam’’ diyordum. Bankodaki görevli yüzüme bakıp gülümseyip, “Kapımız her zaman size açık’’ derken neyi ima etmeye çalışıyordu bunu şu an anlayabiliyorum.

Şikeli maç tüyoları satın alıyordumbahis ofisi2

Bir ayın sonunda tekrar futbol üzerine bahis oynamaya başladım ancak bu sefer işler eskisi gibi değildi artık ve ben bunu anladığımda bazı şeyler için çok geç olacaktı. Artık kazanan ben değil bahis ofisleri oluyordu ve bu kötü gidişatı lehime çevirmek için bir arayış içine girmiştim. Arayışlarım sonucunda İngiltere’de yaşayan ve internet üzerinden 100 TL karşılığında şikeli maç satan bir adamla tanıştım. Aldığımız şikeli maç tüyoları ile yine kazanmaya başladım. Bu üç maç kadar sürdü. Sonrasında gelen tüyoların hiçbiri tutmuyordu ve ben tutmayan her bir tüyo için bu şahsa 100 TL para ödüyordum. Bu kişiye bugüne kadar 1.500 dolar para ödedim. Bu bahis sevdası benim için daha da içinden çıkılmaz bir hal almaya başlamıştı. Kaybetmenin yanı sıra bir de tüyo için para ödüyordum, hem de tutmayan tüyolara. Artık çok büyük kazanmıyor, çok büyük paralar kaybediyordum. Kaybettiğim ilk büyük para tutarı 1.200 TL idi.

Tekrar şansımı kumarhanede denemeye karar verdim ve cebindeki son parayla kumarhaneye gittim. Ancak orada da işler eskisi gibi değildi. Kumarhaneden çıktığımda artık sıfırı görmüş, dibe vurmuştum.

Kıbrıslı bir arkadaşım sayesinde köpek yarışı diye tabir edilen yarışlarla tanıştım. Kaybettiğim paraları bu oyunla geri kazanma niyetindeydim. Bunun için de ailemin bana harçlık olarak gönderdiği parayı kullanmaya başladım. İlk zamanlar köpek yarışından ufak tefek paralar kazanıyordum ve bu olay çok kısa sürede gerçekleşiyordu.

Ancak bu da fazla uzun sürmedi. O oyunda da kaybetmeye başlamıştım ve her kaybettiğimde daha da hırs yapıp, daha çok para yatırıyor; hem bir önceki oyunda kaybettiğim parayı çıkarmak hem de kâra geçmek içgüdüsüyle daha çok oynuyor ve daha çok kaybediyordum. Neyse ki araya bayram tatili girdi ve bir süre bahis ofislerinden uzak kaldım. Türkiye’de bulunduğum sürede iddia oynuyorum ancak oradaki kaybım buradakinin yüzde bir oranında bile değil. En fazla 10 liradır. Futbolu sevdiğim için, öyle zevkine yapılmış küçük bahisler…

Büyük oyun, büyük kazanç, büyük kayıp

Bayram tatili dönüşü cebimde yaklaşık 2.500 lira para ve ayrıca kredi kartım vardı. Bahis ofisinde kaybettiğim parayı çıkarmak için tüm paramla yine futbol oynamaya karar verdim. İnternet üzerindeki şahıstan yine tüyo alıp futbol oyununa yatırdım tüm paramı ve kazandım! 6 bin lira! Düşünebiliyor musunuz? Cebimdeki 2.500 lira birkaç saat içinde 6 bin lira olmuştu. Neden ikiye katlamayım diye düşündüm ve bunun en kısa yolu köpek yarışıydı. Bu sefer tüm paramla köpek yarışı oynadım. Değil ikiye katlamak, kendi param olan 2.500 lira da artık yoktu. İşin kötü tarafı bu 2.500 lira ailemin bana yurt için verdiği paraydı. Ben de Türkiye’deki bir arkadaşımdan yurt paramın peşinatını temin ettim. Daha sonrasında yine ailemin üniversite harcı olarak gönderdiği paranın bir kısmıyla yurt paramın tamamını yatırdım. Geri kalan para ile yine zararımı çıkartmak için köpek yarışı oynadım. Tabii ki o parayı da kaybettim. İşin ucu aileme zarar vermeye kadar uzanmaya başlamıştı artık.

Aileme yalan söylüyorum

Ailem okul paramı da, yurt paramı da peşin peşin yattı diye biliyor. Benim şu anda okula borcum var ve ben her seferinde aileme yalan söyleyerek fazla para istemek durumunda kalıyorum. Örneğin ders için fotoğraf makinesi lazım deyip 2.500 lira para istedim ama o parayı okul taksitimi tamamlamakta kullanacağım. Bir tek bu değil. Birçok sefer kitap parası isteyip o paraları da bahis ofisinde kaybettim. Ve sosyal hayat diye bir şey kalmadı. Tek sosyal hayatım bahis ofisleri, arkadaşlarım da buralarda çalışan insanlar oldu. Okulumu da olumsuz yönde etkiliyor. Tüm paramı oralarda kaybettikten sonra, cebinde hiç param olmayınca okula gelmek istemiyorum. Çünkü, diyelim bir arkadaşım dersten sonra bir yere gidip oturalım dedi, cebimde param yokken bunu yapamam. O sebepten bazı zamanlar okula gelmeyip derslere girmiyorum.

Üç gün ekmeğe margarin sürüp yedim

Ve yine bu sebepten dolayı çoğu zaman maddi zorluk çekiyorum. Hiç unutmam tüm cebimdeki parayı bahiste kaybedip 3 gün boyunca ekmeğe margarin sürüp yedim. Kebapçının önünden geçiyorum ama kendi kendime diyordum ki ‘boş ver odama gider, bir şeyler hazırlar yerim, paramı idare ederim’. İki dükkân sonra bahis ofisine girip hepsini orada bırakıyorum. Bu iş kendime engel olamadığım bir hal aldı bende. Her seferinde ‘gitmeyeceğim’ diyorum ve üç bahis ofisini pas geçip dördüncüde kendimi içeride buluyorum. Tüm paramı verip kendimi odama kapatıyorum.

Bu yerlerin kapatılamayacağını biliyorum ama en azından şehir dışına taşınabilir. Gözden uzak, ulaşımı kolay olmayacak yerlere… En son yine 700 lira kaybettim. Şu an cebimde 50 lira param var ve yine aileme yalan söyleyip herhangi bir şey için para isteyeceğim. Ailem bunları hak etmiyor. Bu durumda olduğumu bilseler beni okuldan alırlar, eğitim hayatım biter. Ne olur yetkililer sesimizi duysun ve bu konuda yapılması gerekenleri yapsın, çünkü bu yerlerde bahisin yanı sıra poker ve rulet de oynatılmaya başlandı. İş artık tam bir batakhaneye dönüşmeye başladı; zevk ve eğlenceden çok hayatları karartmaya, öğrencilerin kendi geleceği üzerine bahis oynamaya döndü.”