Manşet Haber
Featured posts

0 832

Kıbrıs’ın festivalinde Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın katılımıyla Salamis Antik Tiyatro’dan Kıbrıs müzikleri yükselecek.

Gazimağusa Belediyesi’nin bu yıl 19.’sunu düzenlediği Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat ve Turizm Festivali, 22 Haziran 2015 akşam saat 21:30’da Salamis Antik Tiyatro’da Aysun Kahraman – Uyanış Senfonisi” konseri ile devam ediyor.  Namık Kemal Meydanı’nda Yüksek Sadakat Grubu’nun konseri ile muhteşem bir şekilde açılan Festival, yarın akşam Kıbrıs müziğinin yerel düzeyde en büyük prodüksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin bestecisi Aysun Kahraman’ın bestelediği müzikleri, Şef Chris Byars’ın notasyon ve orketrasyonu, çok sayıda yerli müzisyenin katkıları ve Türkiye’den Çukurova Senfoni Orkestrası’nın katılımıyla 64 müzisyen tarafından çalınacak.

TURKISH POSTERFestivalde bu hafta ünlüler geçidi olacak
Bu yıl, 18 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında birbirinden kaliteli etkinliklere ev sahipliği yapacak Salamis Antik Tiyatro’da bu hafta ünlüler geçidi olacak. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat ve Turizm Festivali’ni dünya çapında saygın bir noktaya getiren çok sayıda yabancı ve yerel izleyici, 23 Haziran’da Bülent Ortaçgil-Erkan Oğur-İsmail Hakkı Demirciler, 25 Haziran’da Cristina Branco, 26 Haziran’da Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu etkinlikleri ile keyifli saatler yaşayacak.

Festival’in devamında ise, 29 Haziran’da Muammer Ketencoğlu Balkan Yolculuğu, 30 Haziran’da Zara, 2 Temmuz’da Burhan Öcal ve İstanbul Oriental Ensemble, 5 Temmuz’da Hüseyin Kırmızı Project, 7 Temmuz’da Gökhan Türkmen ve 9 Temmuz’da Lara Fabian Salamis Antik Tiyatro’da saat 21:30’da sahneye çıkacak.

Etkinlik biletleri, Lefkoşa, Mağusa ve Girne Deniz Plazalardan ve Gazimağusa Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden alınabilir. Ayrıca tüm etkinlikleri kapsayan kombine biletler 120 TL fiyatla satılıyor. Festival hakkında Gazimağusa Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nin 630 0 500 numaralı telefonu ve http://www.magusa.org/festival isimli web sayfasından daha fazla bilgi edinilebilir.

0 947

gmb_babalar_gunu1Gazimağusa Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İkinci Bahar Yaşam Kulübü, babalar günü dolayısıyla üyelerini ziyaret etti. Hem özel günlerde hem de sağlık kontrolleri için rutin olarak her üyesini ziyaret eden kulüp görevlileri,  800’e yakın üyesini evlerinde ziyaret ederek babalar gününü kutladı. Görevliler tarafından teker teker ziyaret edilen babalara Belediye Başkanı İsmail Arter’in gün ile ilgili gönderdiği kutlama kartıyla birlikte çeşitli renklerde çiçekler dağıtıldı.

gmb_babalar_2Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, toplum büyüklerinin hayatlarını kolaylaştırmak ve onlarla her zaman birlikte olmak için İkinci Bahar Yaşam Kulübü’nün hizmetlerine devam ettiğini ifade ederek, özel günlerde de aynı anlayışla hizmete devam ettiklerini belirtti.

Toplum büyüklerinin hakkını ödemenin mümkün olmadığını ifade eden Belediye Başkanı İsmail Arter,  “büyüklerimizle sadece özel günlerde değil, ekiplerimizin düzenli ziyaretleriyle yılın her günü birlikteyiz” diyerek babaların Babalar Günü’nün ve her gününün mutlulukla ve sağlıkla geçmesini diledi.

1 1333
ozgurkarakaya
Özgür Karakaya

“Annelerin ninnilerinden… Spikerin okuduğu habere kadar yürekte kitapta ve sokakta… yenebilmek yalanı anlamak sevgilim… o bir müthiş bahtiyarlık anlamak gideni… ve gelmekte olanı.” Nazım Hikmet

Olaylar ve durumların bütünüyle oynanmasıdır. Olayların olduğu gibi değil de çarpıtılarak anlatılmasıdır.

Çıkarını korumak kaygısıyla davranan insanın yakasına yapışmaktadır. Rant beklentisi de bulunmaktadır. Gerçekler acı verdiğinde sığınılan yapay limanlardır. Gözünüzü kırpmadan sırt çevirebilmenizi sağlamaktadır. Ondan medet ummak bir bataklığa saplanmaktır.

Zor durumdan kurtulmak veya sıyrılmak için de yalanlar söylenmektedir. İnsanın kendinden uzaklaşmasıdır.

Kendinden uzaklaşırken de yakınında olanları da kendisinden uzaklaştırır. Üzerine sayısız şarkılar bestelenmiş; binlerce şiir, öykü, roman yazılmıştır.

Kötülüklerin de başlangıcıdır. Yalan söylemekte sonradan öğrenilmektedir. Aile baskısının etkisi de bulunmaktadır. Korkulduğu zaman da yalan söylenebilmektedir. Kişinin de itibarını düşürür. Aldatmayı kandırmayı da getirir.

Yalanın olduğu yerde ilişkiler de arkadaşlık, dostluk, samimiyet de olumsuz yönde etkilenmektedir.

Yalan söylemek sadece ağızdan çıkan sözcüklerde değildir. Dolandırmak, hile yapmak, kalpazanlık yapmak da yalanın diğer alanlarını oluşturmaktadır.

Üç kağıtçılığa, yolsuzluğa da yol açan kapıdır. Kimlik ve cinsiyete sahip değildir. karşısındakinden kaçışın resmidir.

Bir amacı da içinde barındırmaktadır. İnsanın ahlaki değerlerini de yavaş yavaş aşındırmayla beraber yozlaştırarak duygusuz, bencil ve kendisine saygısı olmayan bir insan haline dönüştürmektedir ve olumsuz davranışı beraberinde getirir. Sosyal alanda da yer bulur yalanlar….

Hukuki işlemler soruşturmalardan korunmak , zaman kazanmak için alınan yalan raporlar…

İlk ve Orta Öğretim Tarih dersi kitaplarındaki eksik, yanlış bilgilerin genç beyinlere verilmesi.

Yalanlar psikolojik, ideolojik öğelerle desteklenirse etkili olabilmektedir. Yalan yanlış haberleri yayınlamanın ne bu ülkeye ne de topluma  faydası olur.

Eğitime, sağlığa, huzura yapılan olumlu çalışmalar ve yerel yöneticilerin olumlu katkıları pirim yapmayan haber olarak gösterilmektedir.

Toplumun yenilenmesi ve temel ihtiyaçları da tam anlamıyla sunulmamaktadır. Medya tarafından işlenen hatanın telafisi de zor olmaktadır.

Yapılan yalan haberler de toplumu gererek huzurunu bozmaktadır. Çünkü dördüncü kuvvet medya haberleri herkes tarafından okunmaktadır. Bu noktada dezenformasyonla karşı karşıya kalmaktayız.

Dezenformasyonsa ,emperyalizmin dünya halklarını etkileme biçimlerinden biridir. Tanımı da şudur: Haberi küçültme , büyültme, yoketme… Amaca göre yapılandırılmasıdır. Bu durum gerçeklerin halktan saklanılmasını da getirir.

Egemenler iktidarlarını sürdürmek için yalanı çağlar öncesinden miras alarak içselleştirmişlerdir. Platon ” Devlet” adlı eserinde yönetenlerin yalan hakkı için şunları söylemektedir: “Fakat gerçeğe değer vermeli. Demin yanılmadıksa ve gerçekten ayrılmak tanrılar için yararsız da insanlara bir ilaç gibi yararlıysa belli ki böyle bir ilacı hekimlere teslim etmeli, fakat kişiler ona dokunmamalıdır. O halde gerçekten ayrılmanın yakıştığı kimseler varsa, bunlar devleti yönetenlerdir, devletin iyiliği için ya düşmanlar ya da yurttaşları yüzünden gerçekten ayrılabilirler”.

Siyaset, yapılış itibariyle terbiyesizlikleri ve ihanetleri de içinde bulundursa da asıl oturması gereken temeli de ahlaktır. Ahlaken yanlış olan siyasi açıdan da doğru olmayacaktır.

Eski dönemlerde padişahın biri “bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim” demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana; bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü. Padişah, “bunun neresi yalan?.. kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. kaptı mı götürür tabii!..”

Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!.. Padişah, ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..

Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. altı ay sonra geri döndü! Padişah, “senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir. Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün biri gelmiş;

“Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!”

Yalan söylemek insana yakışmaz. Yılgınlık güven kaybı herkese şüpheyle bakmak da yorucu ve mutsuzluğu getirir. Doğru sistemde kişinin işi ne olursa olsun bir değer taşımakta ve saygı duyulmaktadır. Doğru gerçek olandır.

Eğitimle de bu desteklenmelidir. Doğruluğun ve dürüstlüğün anlatılmasında faydalar vardır. Victor Hugo da : “Bir çocuğa yalan söyleme demeyin, doğruyu söyle deyin. Birincide suçlamış, ikincisinde ise yol göstermiş olursunuz”. demiştir.

Doğru haberlerden de kaçınılmamalıdır. Kamuoyunun bilgelendirme sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır. Yapılan doğru haberler kamuoyu vicdanını rahatlatmaktadır. Can Yücel’in o güzel sözünü anımsayarak noktalayalım yazımızı:

“Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”.

ozgur694@hotmail.com

1 788
firatnecatiguner
Fırat Necati Güner

İnsanoğlunun çok zengin bir yemek anlayışı vardır. Tabii ki bunun sebebi çok fazla farklı kültürün olmasıdır. Solucanından devesine, atından çekirgesine, kaktüsün suyundan ağacın yaprağına kadar herşeyi tüketmektedir insanoğlu besin kaynağı olarak.

Tabii ki kültürel farklılıktan dolayı bazı ülkelerde tüketilen hayvanların, başka bir ülkelerde kutsal sayılabilir. Ya da hayat arkadaşı olarak görülebilir. Örnek verecek olursak İsviçre, Güney Kore, Çin gibi ülkelerde köpek eti tüketilmektedir. Aynı zamanda dünyanın çoğu ülkesinde de  inek tüketilmektedir. Fakat buna karşın Hinduizme inanan insanlar vejetaryen olduğu gibi Hindistan’da inek kutsal bir hayvandır.

Tabii bu çok kültürlülüğün getirdiği farklılıklar da bazı tartışmalara sebep oluyor.  Bazı ülkelerde köpek, at, kedi ve kuş gibi hayat arkadaşı olan hayvanların tüketilmesi etik olmamakla birlikte aynı zamanda vejetaryan olan grubun da et tüketilmesinin tamamen etik dışı olduğunu düşünüyor. Bir de etten hiç hoşlanmadığı için hayatına sokmayan insanlar da var.

Vejetaryenin karşılığı et yemezliktir. Fakat bunun çok daha ötesindedir. Kendi içinde de bir çok kola ayrılmaktadır. Veganlar hayvanların ürettiği veya hayvanların kullanıldığı hiç bir şeyi tüketmemektedirler. Bal ,yumurta, kürk ve hayvanların kobay olarak kullanılıp üretildiği bazı ilaçlar gibi. Bunlara istisna olarak süt ürünlerini kullanan lakto-vejetaryenlere ilâveten yumurta da yiyen ovo-vejetaryenler vardır.

Aslına bakarsak bu vejetaryenlik bir paradokstan ibarettir (sevmediği için hayatına eti sokmayan vejetaryenler hariç). Temelde hayvanların hayatına saygı duydukları ve zarar vermenin etik olmadığı düşüncesiyle hayvanları tüketmemektedirler. Fakat ironiktir ki besin kaynakları diğer bir canlı olan bitkilerdir. Sonuçta bitkiler de doğar, büyür, ürer, nefes alır ve ölürler. Hatta ek olarak tüm canlıların yaşaması için fotosentez yapıp oksijen üretirler. Buradaki paradoks herhangi bir canlıya zarar vermemekse bitkiler niye tüketiliyor? Şayet bu sadece hayvanlar için geçerliyse o zaman burada kocaman bir ırkçılık yatmıyor mu? Peki bu ırkçılığın sebebi ne? Bana göre bitkilerin hayvanlar gibi jest ve mimiklerinin, seslerinin olmaması  hatta tepki veremiyor olmaları insanları böyle bir ırk ayrımına sürüklüyor. Yine de bu sebeplerin bir ırkçılığa yol açmaması lazım. Sonuçta iki canlı varklıktan söz edilmektedir. Bu ırkçılık hakkında değinmek istediğim diğer bakış açısı ise kedi, köpek, at ve kuş gibi dost canlısı hayvanların tüketilmesine karşı olup akşam mangalda balık ya da kırmızı et yiyen insanlar. Tabii ki karşı olabilirsin buna saygım sonsuz. Fakat başka bir ülkede kedi, köpek yendiği zaman buna tepki gösterip akşama et döner yersen, hatta bu olaya karşı tepkini kahvaltıda sucuklu yumurta yerken gösteriyorsan o zaman sen de bir ırkçı oluyorsun. Tabii ki bu tepkilerin nedenleri yukarıda söylediğim sebeplerden kaynaklanıyor.

Sonuç olarak ne yapılması gerekir diye soracak olursak henüz bunun bir cevabı yok. Malasef her canlının beslenmesi gerekir, buna insanolğlu da dahil. Ama bana göre en azından kültürel farklılıklara tepki verip kendimizi hayvan dostu adı altında ırkçılığa iteceğimize, bu farklılıklara saygı duyup kendimizin de her öğünde canlıları tükettiğimizi unutmamamız gerektiğini düşünmekteyim.

0 932
Haber ve fotoğraflar: Emine Bayır

Mağusa Anıt çemberinin karşısındaki otobüs terminalinin arkasındaki ormanlık arazide (Eski İngiliz Mezarlı’ğı yanı) saat 14:00 sularında bilinmeyen bir sebepten yangın çıktı. Mağusa itfaiyesi yangına anında müdahale etti, ancak rüzgarın etkisiyle alevler etrafa sıçradı.

Ormanlık arazinin yanındaki ev sahiplerinden alınan bilgiye göre bu bölgede geçen hafta ve daha önce de yangın çıktığı öğrenildi. Yetkililerin bu konuda daha fazla önlem alması gerektiğine dikkat çekildi.

11350069_502796876539070_1473055433_n 11356240_502796923205732_910042441_n 11638004_502796883205736_2056662861_n 11651136_502796863205738_546480777_n 11651160_502796873205737_33136387_n

 

0 1858
Haber ve Fotoğraflar: Kıvanç Cömert

Uluslararası Mağusa Kültür, Sanat ve Turzim Festivali ünlü rock grubu Yüksek Sadakat’ın konseri ile 18 Haziran 2015’te saat 22.00’da Gazimağusa’nın Kaleiçi Namık Kemal Meydan’nda başladı.

Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter festival ile ilgili konserde yaptığı açıklamada bu festivalin Gazimağusa’yı dünya ile tanıştırdığını ifade etti. Bir saat süren konserde Gazimağusa halkı ve DAÜ öğrencileri yoğun ilgi gösterdiler.

Fotoğraf Galerisi:

Bu yıl 19. kez sanat severlere kapılarını açan uluslararası Mağusa Kültür, Sanat ve Turzim Festivali kapsamında gerçekleşecek olan diğer konserler Salamis Antik Tiyatrosu’nda. Konser biletleri Gazimağusa Belediyesi’nden, Deniz Plazalar’dan ve etkinlik gişelerinden temin edilebilir.

Festival Programı:

 

0 1052

foto_posterGazimağusa Belediyesi’nin “Suriçi Canlandırma Projesi” kapsamında düzenlenen fotoğraf yarışmasının sonuçları belli oldu. Projenin son aşaması olan “Gazimağusa’nın Turizm Değerleri” temalı Fotoğraf Sergisi’ne 27 fotoğrafçı toplam 127 eserle katıldı.  

Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, Kobigem Koordinatörü Ebru Kaptan, fotoğrafçılar Hasan Bağlar, Raşit Özay ve Cemal Özay’dan oluşan juri tarafından yapılan değerlendirmede birinciliği Mehmet Gökyiğit, ikinciliği Zorlu Cezaroğlu, üçüncülüğü de DAÜ İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema bölümü öğrencisi Ferkan Kanioğluları kazandı. Jüri ayrıca, 27 fotoğrafı da sergilenmeye layık gördü. Sergilenmeye layık görülen fotoğraflar 1 Temmuz’da saat 19:00’da Buğday Camii’nde yapılacak sergi ile sergilenecek ve suriçi canlandırma projesinin kapanış seramonisi yapılacak. Yarışmanın 3.’sü 500, 2.’si 750 ve 1.’si 1000 TL ödül almaya hak kazandı.

İlk 3’te yer alan fotoğrafçılarla birlikte fotoğrafları sergilenecek yarışmacıların isimleri ise şöyle: “Mehmet Gökyiğit, Zorlu Cezaroğlu, Ferkan Kanioğluları, Yıltan Taşçı, Mehmetali Karahasan, Mustafa Karahasan, Sezal Acaroğlu, Berkan Felek, Barış Kemal Kirik, Duyal Tüzün, Emre Aydıneri, Hakan Berkay, Kemal Atay, Ayla Atay”

Gazimağusa Belediyesi’nin bu yıl 19.’sunu düzenlediği Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat ve Turizm Festivali’nin programı 15 Haziran 2015 saat 12:00’da Gazimağusa Palm Beach Hotel’de düzenlenen basın tanıtım yemeği ile kamuoyuna açıklandı.
gokhan_turkmenBu yıl da dolu dolu bir programla Kıbrıslılar’ın karşısına çıkmaya hazır olan 19. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat ve Turizm Festivali, 18 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında Salamis Antik Tiyatroda yine binlerce sanat severlerle buluşacak. 18 Haziran’da Gazimağusa Namık Kemal Meydanı’nda ücretsiz olarak yapılacak Yüksek Sadakat konseri ile açılacak festival, 9 Temmuz’da dünyaca ünlü sanatçı Lara Fabian konseri ile sona erecek.

cristina_brancoGazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter yaptığı konuşmada, göreve gelmeden önce aynı salonda yine basınla bir araya geldiğini ve Gazimağusa’nın kültür-sanat şehri olması için çalışacağına dair halka söz verdiğini ifade ederek, geçen sürede şehrin dört bir yanında farklı etkinlikler düzenleyerek, Gazimağusa’yı ülkemizin kültür ve sanat başkenti yapmak için çeşitli organizasyonlara imza attığını, halkın etkinliklere gösterdiği ilgi ve memnuniyetin kendileri için en değerli ödül olduğunu söyledi.

lara_fabianUluslararası Mağusa Kültür Sanat ve Turizm Festivali’nin sadece Gazimağusa için değil ülkemiz için de çok önemli ve değerli bir organizasyon olduğunu, uluslararası düzeyde bilinen ve dünyanın önemli sanatçılarını Gazimağusa’da buluşturan festivali “Kıbrıs’ın Festivali” olarak adlandırdığını söyledi. Arter, bugüne kadar gerçekleştirilen 150’ye yakın etkinliğe, 450’den fazla sanatçı konuk olurken, 400 bini aşkın kültür sanat dostunun festivali takip ettğini, 19. yaşına giren festival kapsamında bugüne kadar Natalie Cole, Lorenna McKennitt, Bonney M, Bonnie Tyler, Goran Bregovic gibi dünyaca ünlü sanatçıların yanı sıra ülkemizin ve Türkiye’nin önemli sanatçılarının Gazimağusa’da sahneye çıktığını belirtti.

toplanti_3Festivalin ayrıntılarını basınla paylaşan Belediye Başkanı İsmail Arter, festivale bu yıl, dünyaca ünlü sanatçılardan, Lara Fabian, Christina Branco ve Burhan Öcal konuk olurken, ülkemizin önemli sanatçılarından Hüseyin Kırmızı ve Aysun Kahraman’ın da sahneye çıkacağını söyledi. Türkiye’den de önemli dans topluluğu olan Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu “Arda Boyları” oyununu sahnelerken, Muammer Ketencoğlu’nun izleyenleri Balkan Yolculuğuna çıkaracağını söyleyen Arter, yaptıkları müzik ile fark yaratan ve muhteşem üçlü olarak adlandırdığı Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’nun yanı sıra, Yüksek Sadakat grubu, Gökhan Türkmen ve Zara’nın bu yıl festivalde yer alacak sanatçılar olduğunu aktardı.

ankara_devlet_operaFestival kapsamında, 18 Haziran’da Yüksek Sadakat Namık Kemal Meydanı’nda, 22 Haziran’da Aysun Kahraman Çukurova Senfoni, 23 Haziran’da Bülent Ortaçgil Erkan Oğur İsmail Hakkı Demirciler, 25 Haziran’da Cristina Branco, 26 Haziran’da Ankara devlet opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, 29 Haziran’da Muammer Ketencoğlu Balkan Yolculuğu, 30 Haziran’da Zara, 2 Temmuz’da Burhan Öcal ve İstanbul Oriental Ensemble, 5 Temmuz’da Hüseyin Kırmızı Project, 7 Temmuz’da Gökhan Türkmen ve 9 Temmuz’da Lara Fabian Salamis Antik Tiyatro’da sahne alacak ve tüm etkinliklerin başlama saati 21:30 olacak.

11253985_369780216565746_8500800825236236900_oFestivalin açılışını yapacak Yüksek Sadakat dışındaki etkinlikler tarihle sanatın içiçe olduğu Gazimağusa’daki Salamis Antik Tiyatro’da yapılacak. Bu yıl önemli sanatçıları, yine sembolik ücretlerle izleme fırsatını sunacak festivalin açılış konseri Yüksek sadakat ücretsiz olurken, diğer etkinlikler “Aysun Kahraman ve Çukurova Senfoni”, ve “Hüseyin Kırmızı Project” 10TL, “Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu” “Bülent Ortaçgil Erkan Oğur İsmail Hakkı Demirciler”, “Cristina Branco”, “Muammer Ketencoğlu Balkan Yolculuğu” “Zara”, “Burhan Öcal ve İstanbul Oriental Ensemble”, ve “Gökhan Türkmen” 20 TL, “Lara Fabian” 30 TL olacak.

TURKISH POSTERTüm etkinlikleri kapsayan kombine biletler 120 TL fiyatla satışa sunuldu. Etkinlik biletleri, Lefkoşa, Gazimağusa ve Girne Deniz Plaza’dan ve Gazimağusa Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden alınabilir. Festival hakkında Gazimağusa Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nin 630 0 500 numaralı telefonu ve http://www.magusa.org/festival isimli web sayfasından daha fazla bilgi edinilebilir.

 

 

 

 

 

Festivalin Tanıtım Videosu