Manşet Haber
Featured posts

0 991
Gündem Haber

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi, DAÜ Uluslararası Kariyer Haftası çerçevesinde C-Section Reklam Ajansı’nın kreatif direktörü Fatih Tüylüoğlu’nu ağırladı. Kendisi de DAÜ İletişim Fakültesi mezunu olan Tüylüoğlu, DAÜ’de bir söyleşi, bir de atölye çalışması gerçekleştirdi.

Tüylüoğlu, “Çağımızın Reklamı” adlı söyleşisinde, dijital reklamcılık ile geleneksel reklamcılığın ayrım noktalarına değindi. Gün geçtikçe gelişen bir alan olan dijital reklamcılığın, şirketlerin ve reklam ajanslarının sadece geleneksel reklamcılık stratejilerine değil, aynı zamanda hedef kitleleri hakkındaki varsayımlarına da meydan okuduğunu söyledi.

Yaratıcı düşünce üretme açısından reklamın geleneksel ve dijital formları arasındaki farklara değinen Tüylüoğlu, geleneksel reklamcılar markanın portresini öne çıkarırken, dijital reklamcıların daha ziyade tüketicileri hedef alarak, tüketicilerin internette paylaşabilecekleri içerik üretmeye çalıştıklarını kaydetti.

Tüketicilerin internet ortamında markalardan altı kat daha fazla güce sahip olduklarını iddia eden Fatih Tüylüoğlu, “Tüketiciler, markaların boş vaatlerini sosyal medyadaki paylaşımları ve yorumlarıyla ortaya koyma gücüne sahipler. Artık reklam verenler size kolay kolay yalan söyleyemezler, verdikleri sözleri tutmak zorundalar” diye konuştu. Dijital reklamcıların sormaları gereken en önemli sorunun “Ben bu reklamı internette görsem paylaşır mıyım?” olduğunu söyleyen Tüylüoğlu, “Eğer cevabınız ‘evet’ ise hedefine ulaşmışsınız demektir” dedi.

Fatih Tüylüoğlu, “Reklamın Sırları” adlı atölye çalışmasındaysa, reklamların yapım aşamalarında nelere dikkat edildiğine, ajans ve reklam veren şirketler arasındaki ilişkilerin yapısına ve reklamların üretim süreçlerine değindi. Tüylüoğlu, kendi çalıştığı ajansın hazırladığı reklamlara ait fotoğraf ve videoları izletti. Etkinlik sonunda C-Section Reklam Ajansı’nın kapılarının genç ve dinamik mezunlara her zaman açık olduğunu belirten Tüylüoğlu, DAÜ İletişim Fakültesi öğrencileri için staj olanakları da bulunduğunu söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

0 792
Gündem Haber

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi,  İletişim Günleri 2015 etkinlikleri kapsamında Direnişteyiz internet gazetesinin editörü İlknur Kavlak’ı konuk etti. Kavlak, “Alternatif Değil, Direniş ve Dayanışmanın Aracı Olarak Medya” başlıklı sunumunda, ana akım medya eleştirisinde bulunarak, “Nasıl bir medya, nasıl bir habercilik olmalı?” sorusunu tartışmaya açtı; bu sorunun yanıtını üretmenin pratiği olarak Direnişteyiz sitesini ortaya çıkartan düşünce ve eylem sürecine dair deneyimlerini aktardı.
Direnişteyiz’in nasıl doğduğunu anlatan bir video izleten Kavlak, Gezi direnişinin, sitenin ortaya çıkışında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Haziran 2013’te ilk olarak Direniş Forumu sitesi ve Facebook ile Twitter üzerinden yola çıktıklarını, akabindeyse Direnişteyiz sitesini kurduklarını kaydetti.
Ana akım medyanın Gezi direnişinde tarafsızlık ve güvenilirlik konularında deşifre olduğuna dikkat çeken Kavlak, direnişin kendi medyasını oluşturmasının bir ihtiyaç olarak oluştuğunu söyledi. Kavlak, “www.direnisteyiz.net, tamamı gönüllü insanların katılımıyla, direnişten yana sağlıklı ve güvenilir bilgi akışını oluşturmanın zeminini yaratmayı hedefleyerek ortaya çıktı; zaman içinde mücadelenin ihtiyaçları çeşitlendikçe, bu ihtiyaçlara cevap üretecek yaklaşımlarla gelişmeye devam ediyor. Direnişteyiz, sadece mevcut olanın eleştirisi değil, yeni olanın pratikte tartışıldığı ve bunun üretimle sınandığı bir mecra olarak çalışmasını sürdürüyor” diye konuştu.

Yeni medya kendi kavramlarını da yaratıyor

“Alternatif medya” ya da “yurttaş gazeteciliği” kavramlarının kendilerini tanımlamadığını belirten Kavlak şunları söyledi: “ Alternatif yani mevcut olanın yerine ikame olacak bir medyadan bahsedilebilir mi? Veyahut mevcut olan ile mücadeleyi tarif etmeye yeterli mi? Mevcut medya ile rekabet etmek değil, onun yarattığı karanlıkla da hesaplaşmak önümüzde durmaktadır. Ezilenler için tek alternatif kendi medya kanallarını geliştirmektir. ‘Yurttaş gazeteciliği’ kavramı da bizi tanımlamakta yetersiz kalıyor. Şöyle ki uluslararası medya tekellerinin işlevi bu kadar ortadayken, ‘yurt’ ve ona yüklediği anlamlar ile durumu tanımlamak, bir sınırlamaya tekabül ediyor. Yurttaş gazeteciliği, internetin ezilenler için sağladığı enternasyonel dayanışma olanaklarını göz ardı eden bir tanımlama. Yeni bir medya inşa ederken kendi dilimizi, üslubumuzu ve kavramlarımızı da yaratmaya devam ediyoruz.”

salondan

 “Kapitalizm yalandan, emekçi sınıflar gerçeklerden güç alır”

Medyanın toplumdaki etkisine değinip günümüzdeki sistemi kapitalist emperyalizm olarak tanımlayan Kavlak, tekelleşmenin, kitlesel üretimin dayattığı kitlesel tüketim gereksinimiyle medyayı büyüttüğü tespitinde bulundu.  Kavlak, bu durumun toplumsal duyarsızlaşma, güvensizlik ve çıkarcılığın artmasına, böylelikle de eşitsizliğin ve sömürünün meşrulaştırılmasına neden olduğunu söyledi.

Günümüzde iletişimin yerini kapitalist propaganda ve manipülasyonun aldığını söyleyen Kavlak, “Medya, toplumsal iktidar biçimlerini yeniden kurgulayan ve üreten bir işleyiştir. İnsanların emeğine, doğaya ve topluma yabancılaşması, duyarsızlaşması ve savaşlara zemin hazırlanması gibi işlevleri iktidar adına yerine getirmektedir” dedi. “Kapitalizm yalandan, emekçi sınıflar gerçeklerden güç alır” diyen Kavlak, Türkiye ve dünyadan örneklerle medyada haberlerin işleniş biçimine dair saptamalarda bulundu.

Kavlak, Paulo Freire’nin ‘Ezilenlerin Pedagojisi’ kitabından şunları aktardı: “ Söz diyaloğu mümkün kılan bir araçtan öte bir şeydir.  Söz içinde iki boyut buluruz: ‘Düşünme’ ve ‘eylem’. Bu ikisi öylesine radikal bir etkileşim içindedir ki, biri kısmen bile feda edilecek olsa, öteki dolaysızca zarar görür. Bu yüzden gerçek bir söz söylemek dünyayı dönüştürmektir.”

0 1138
Haber ve fotoğraflar: Eser Karataş, Kamil Yelim

13 Mayıs 2014… Türkiye’nin Manisa ilinin Soma ilçesinde Soma Holding’e ait Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen bir kömür madeninde çıkan yangın sonucu 301 madenci hayatını kaybetti. Soma faciası, Türkiye tarihinin en çok can kaybı olan madencilik kazasıydı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Soma’da yaşanan maden faciasının adından yaşananlara tepkisiz kalmayıp bir dizi yardım ve ziyaret girişiminde bulundu. Üniversitenin Bahar Şenlikleri iptal edildi ve Soma’ya para yardımı kampanyası başlatıldı. DAÜ çalışanlarını ve öğrencilerini kapsayan bu bağış kampanyasına katılımda bulunmak için öğrencilerin öğrenci portalına girince karşılarına çıkan “Soma Yardım Kampanyası’na katılmak için buraya tıklayınız” yazısına tıklayıp bir sonraki açılan pencereden ise yapmak istedikleri yardımın tutarını girmeleri yeterliydi. Öğrencilerin yaptıkları yardım bir sonraki dönem okul ücretine dahil edildi. Yine aynı şekilde DAÜ çalışanları da kendilerine ait portaldan yardım kampanyasına katılabildiler. Çalışanların bağışladıkları paralar, bir sonraki ay maaşlarından kesinti yapıldı.

DAÜ Rektörü Prof Dr. Abdullah Y. Öztoprak da Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı ve Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene’ye birer mektup göndererek, Soma’daki maden faciasında hayatını kaybeden madencilerin çocuklarının DAÜ’ de ücretsiz üniversite eğitimlerini alabileceklerini ve üniversitenin kendi yurtlarında ücretsiz barınabileceklerini bildirdi. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin yaşanan bu elim olaydan dolayı çok üzgün olduğunu ifade eden Öztoprak, ölenlere rahmet, geride kalanlara baş sağlığı diledi.

Facianın ardından, DAÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ülker Vancı Osam, DAÜ Öğrenci Konseyi Başkanı İbrahim Öztürk ve KKTC Öğrenci Konseyi Başkanı Ekrem Soyşen’den oluşan bir heyet, Soma’yı ziyaret etti.

Prof. Dr. Ülker Vancı Osam, Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan acıya bizzat tanık olduklarını ifade ederek, faciada hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaralarını bir nebzede olsa sarmayı umut ettiklerini söyledi. Yardım kampanyasının bitiminde Soma’ya bir ziyaret daha düzenleyebileceklerini belirten Prof.Dr.Osam, yerel yöneticilerle sürekli irtibat halinde olduklarını ve bağışların doğru kişilere ulaşması konusunda takipçi olacaklarını sözlerine ekledi. Osam, Somalı yerel yöneticilerle irtibata geçilip DAÜ’nün yardım kampanyasında toplanan paraların, ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlanacağını belirtti.

Soma’daki ailelerin acılarına ortak olduklarını söyleyen DAÜ Öğrenci Konseyi Başkanı İbrahim Öztürk de, üniversite gençliği olarak ellerinden gelen desteği sonuna kadar vereceklerini kaydetti.

KKTC Öğrenci Konseyi Başkanı Ekrem Soyşen ise Soma ziyaretlerinin son derece anlamlı olduğunu söyleyerek, Manisa’da ilgililere, DAÜ’nün uygulayacağı burs politikası ve yardım kampanyası hakkında bilgi verdiklerini ifade etti. Ardından Soma’ya geçerek oradaki ailelerin son durumu hakkında bilgi aldıklarını belirten Soyşen, yapılan yardımların bir nebze de olsa ailelerin derdine deva olacağını söyledi.

 “Kapitalizm öldürmeye devam ediyor”soma2

Maden faciasıyla ilgili Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencileri, Öğrenci Mücadele Dayanışması ve Öğrenci İnsiyatifi’nin çağrısı ile bir yürüyüş düzenleyerek olayda ihmali olanları protesto etti. Grubun yaptığı açıklama şu şekilde:”Kapitalizm öldürmeye devam ediyor!  Dün gece Soma’daki maden ocağında meydana gelen patlama sonucu 200’ü aşkın işçi hayatını kaybetti. Güvenlik sebebi ile 2007’de kapatılan ve 2009’da özelleştirilip Soma Holding’e ihale ile satılan maden ocağı, dün işçi katliamının yaşandığı yer haline geldi. Türkiye’de yıllarca devlet eliyle üretimin yapıldığı bu alanlar AKP eliyle özel sektöre peşkeş çekilip taşeron sistemi ile güvencesiz çalışma sahaları haline dönüştü.
Kapitalizm için kâr her şey demektir. Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan işçilerin, emek güçleri ile bu kârı sağlayanların bu sistemde yaşam hakları dahi hiçbir değeri yok. Devlet-patron işbirliği ile sırf üretim maliyetlerini düşürmek ve daha çok kâr sağlamak için güvenlik tedbirlerinin alınmaması ve bunun sonucu 200’ü aşkın işçinin ölmesi sistemin katliamcı yüzünü bizlere bir kez daha göstermiştir. Kanla beslenen bu sistemin sanki kadermiş gibi gösterenler bu ölümlerin hayatın normal akışı içinde gerçekleştiğini söyleyenler, işçilerin emek güçleri ile ceplerine para dolduranlardır.  Bu sermaye düzenine karşı gelebilecek güç hayatı yaratan işçi sınıfı olacaktır! Bizler de DAÜ Öğrenci İnsiyatifi ve Öğrenci Mücadele Dayanışması olarak işçi sınıfının ve emeğin yanında olduğumuzu bir kez daha yineliyoruz ve Soma’da hayatını kaybeden işçilerin ailelerine baş sağlığı diliyoruz”