Tags Posts tagged with "sanat"

sanat

0 648

Oldukça göreli bir kavram sayılsa da, insan evladının kendini bildi bileli evire çevire kendine ölçü saydığı bir kavramdır “güzel”. Her dönemin güzeli, her dönemin güzellik algısı yaşamdan beklediklerimizle ilgili şekil alıyor ve bu şekilci yaklaşım yücelik duygularımızı da besleyerek gündelik yaşamdaki davranışlarımıza yansıyor. Sonra bu güzeli kendimize yakıştırmaya ve bu güzellik anlayışı üzerinden de bir ben algısı yaratmaya çalışıyoruz. Ama bir de bakıyoruz ki o “güzel” diye içinde kendinize yer etmeye çalıştığınız şekil kendinizi inkar etmeye kadar varan bir yabancılaşmanın nedenine dönüşüyor.

Genelde modern düşünce ve gelenekçi  düşünce arasında net ayrılıkların olduğunu gördük yirminci yüzyıldan bu yana. Şimdilerde öyle görünüyor ki kültürel nostaljiyle beslenen bir güzellik eğilimi söz konusudur. Eski, kategorik olarak dışlanmıyor, hatta söz hakkına sahip bir estetik öğe olarak da çağdaş olanın yanında yer alabiliyor. Bunun daha fazla bellekle ilgili bir davranış olduğunu söylesek de beğeni dayanaklarının özünde yatan şeyin doğaya ve doğallığa dönüş olduğunu da söyleyebiliriz.

Kusursuzluğun yerini ham görünümler, yapay malzemenin de yerini organik malzemeler alıyor. Bu doğaya ve doğallığa dönüş hamlesi insanın kendi özüne doğru evirilmesini de içerir. Güzel olan artık doğal olandır da. Peki bu sadece bir beğeni dürtüsüyle ortaya çıkan bir eğilim mi? Hayır değil! İnsan farkına varıyor ki ne kadar doğadan uzaklaşırsak o kadar kendi özümüzden uzaklaşıyoruz…

Güzel artık bir yücelik duygusunun değil, olağan olan, doğal olanın hissiyatıyla karşılaştırılabilen bir kavramdır. Güzel, yapay abartılardan arınmış, zoraki bir görünüm, zoraki bir şeklin nesnesi değil artık. Peki belirgin bir genelleme yapabilir miyiz? Zor. Bunun farkında olup, genel geçer değerlerden arınarak kendine özerk bir konum edinebilen bireylerdir bu eğilimde olanlar. İşte bu yüzdendir ki hala çelişkiler içinde yaşamaya devam edecektir insan evladı.

Bunları neden yazma ihtiyacı duydum? Bir üniversite ortamında yaşıyoruz. Akademik olsun gündelik yaşam olsun, güzel olan ve çirkin olan arasında, hatta iyi olan kötü olan arasında daha da ileriye gidersek doğru olan ve yanlış olan arasında –her ne kadar göreli olsa da– ayrım yapabilecek bilgi seviyesine sahip olduğumuzu düşünürsek verimli bir farkındalık ortamında yaşadığımızı düşünebiliriz. Bu gerçekten böyle mi? Hiç de öyle değil. Yaşadığımız çevreden kullandığımız eşyalara kadar insan ve nesne arasında oldukça kaba saba bir ilişki var. Kılık kıyafetten, çevrenin ve içinde yaşadığımız mekanların kullanımına kadar dar anlamda bir Vandalizm ortamından bahsedebiliriz.

Çevremizin yıkık dökük halleri, bakımsız alanlar ve trajik bir terk edilmişlik hali… Varlığımıza anlam verme çabalarımızda eksik olan nedir acaba? Üniversitelinin kendine soracağı soruların başında gelen bir anomali… Güzeli aramaya başlasak mı?

0 861

Fotoğraf sanatçısı Buket Özatay’ın Lefkoşa Merkezi Cezaevi “Kadınlar Koğuşu”nda gerçekleştirdiği on aylık bir çalışma sürecinin sonucunda çekilen fotoğraflarından oluşan sergi ve kısa video gösterimi 10 Haziran 2015, Çarşamba günü (yarın) Naci Talat Vakfı’nda saat: 19.00’da açılacak.

Özatay’ın projesi, Lefkoşa Merkezi Cezaevi “Kadınlar Koğuşu” üzerine yapılan ilk belgesel fotoğraf çalışmasıdır. Sanatçı söz konusu serginin proje çalışmasıyla önce İtalya daha sonra İspanya’da ödüle layık görülmüştür.

Sergi küratörlüğünü Dilek Karaaziz Şener’in yaptığı etkinlik Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı-Tanıtma Dairesi, Kültür Dairesi, Naci Talat Vakfı ve Özatay Fotoğrafçılığın katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Özatay’ın “Benimle Birlikte Yürür Gökyüzü…” adlı fotoğraf sergisi ve kısa video gösterimi 10 Haziran 2015, Çarşamba günü Naci Talat Vakfı’nda saat: 19.00’da sanatseverlerle buluşacak. Sergi ve video gösterimi 25 Haziran 2015 tarihine kadar Pazartesi-Cuma 09:00-19:00, Cumartesi 09:00-14:00 saatleri arasında izlenebilecektir.

Serginin Fragmanı

Haber: Eser Karataş/Fotoğraf: Mert Yusuf Özlük

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü  İtalyan fotoğraf sanatçısı Brunella Longo’yu ağırladı. İtalya’daki Cassino Çağdaş Sanat Müzesi’nin yöneticiliğini yapan sanatçının fotoğraf seçkilerinden hazırlanan bir slayt gösterimi ve söyleşi yapıldı.  DAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Ümit İnatçı’nın ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Sözen’in de katıldığı söyleşide Longo’nun İtalyanca’dan çevirmenliğini yine Doç. Dr. Ümit İnatçı yaptı.

brunella_toplu_foto

Longo fotoğraf geçmişine ilk olarak analog fotoğraf makinesi kullanarak başladığını ve zaman içinde sanatsal bir tarz geliştirdiğini belirti. Fotoğraflarını, ressamların çizim tekniğinden esinlenerek yarattığını söyleyen Brunella,  yaptığı işte hayal gücünün ve odaklanmanın önemli olduğunu belirti. Bir eskiz yaratıp onun üstüne kompozisyonu oturttuğunu ve  çalışmalarının on yıllık bir birikimin sonucunda ortaya çıktığını söyledi. Rönesans dönemi filozoflarının fikirlerinin bir yansıması olarak gördüğü eserlerinde ‘HUMUS’un yani toprağın, kendine esin kaynağı olduğunu söyledi. Çalışmalarının genelde mistik bir yönü olduğunu söyleyen Longo, hiçbir çalışmasının dijital olmadığını, hepsinin analog olarak çekildiğini, daha sonradan dijitalleştirilip farklı görsellerle birleştirilmesi ile oluşturulduğunu belirti. İki farklı fotoğrafın dijital ortamda üst üste konulması ile bu eserlerin ortaya çıktığı söyledi.

Sanatçı dünyanın farklı ülkelerine seyahat ederek “medeniyet olmayan yerleri” bulup oraların fotoğraflarını çekmenin kendini cezbettiğini belirti. Ayrıca gerçekçi şeylerin içine, ruhâni şeyler katmayı sevdiğini söyleyen sanatçı, insan davranışlarını inceleyip onları da karelemekten büyük haz aldığını belirtti.

Sergi 29 Haziran’a kadar açık

Günümüz gezgin fotoğrafçılığının en yetkin temsilcileri arasında sayılan İtalyan sanatçı Brunella Longo’ nun “Art-Emide” isimli sergisi 29 Haziran’a kadar Girne Art Rooms sanat galerisinde izlenebilir.  Sanatçının 2011-2015 arası çalışmalarının seçkisinden oluşan sergide, gizem ve dramın eşleştirildiği egzotik imgelem ağırlıklı fotoğraflarının her biri şiirsel bir görselliği içeriyor. Sanatçının, bilgi, denge, sezgi ve gözlemle yaratığı gerçek ötesi alanların her biri, içsel bir dinginlik hissiyle izleyiciyi içine alan bir maceraya dönüşüyor.

Twitter’da Brunella Longo