|
Faize GENÇEL
Psikiyatri’de iki uçlu
duygulanım bozukluğu olarak da bilinen bipolar
bozukluk hastalığının bir ucu mani yani coşma,
diğer ucu ise depresyon yani çökmedir. Mani
döneminde hasta uyumakta zorlanır, kendisini çok
zeki ve mutlu hisseder. Aynı zamanda bu
hastaların hiç beklenmedik anlarda müziğin
sesini sonuna kadar açarak dans ettiği,
bağırarak şarkılar söylediği de görülmektedir.
Depresyonda ise mani dönemden tam tersi olarak
hasta kendisini verimsiz, mutsuz, neşesiz
ağlamaklı hisseder ve bu hastalarda devamlı uyku
hali görülebilir. Bipolar bozukluk hastalığı
bazen hem hasta için hem de çevresi için içinden
çıkılamaz bir durum haline gelebilir.
20 yıldır bipolar bozukluk
hastası olan Y.G. (K-44) ‘‘Hastalığım 5 yılda
bir tekrarlanıyor. Manideyken çevreme,
depresyondayken de kendime zararım oluyor’’dedi.
20 yıldır tedavi gördüğünü söyleyen Y.G.
‘‘Manideyken hareketlerimi kontrol edemiyorum.
Bazen çocuk gibi davranıyorum’’dedi.
Depresyondayken ise beyninin içinde sanki
yanmaların olduğunu, yataktan kalkamadığını,
sürekli uyuduğunu ve çocuklarıyla
ilgilenemediği için çok üzüldüğünü söyledi. Y.G.
‘‘Özellikle depresyondayken intihar etmeyi çok
düşündüm ama eşim ve çocuklarım aklıma
geldiğinde vazgeçtim’’dedi. Eşinden maddi manevi
büyük destek aldığını söyleyen Y.G. ‘‘Eşim bana
destek olmasaydı belki de bugün yaşamıyor
olabilirdim’’dedi.
Y.G’nin eşi olan H.G. ise
‘‘Özellikle eşim manideyken onu öyle gördükçe
çok üzülüyorum ama bunu ona belli etmemeye
çalışıyorum ve elimden geldiği kadar
hareketlerini kısıtlamıyorum’’dedi. Eşinin
manideyken sürekli telefon görüşmeleri
yaptığını, radyonun sesini sonuna kadar açarak
dans ettiğini, hiç uyumadığını söyleyen H.G.
depresyonda ise eşinin yataktan başını
kaldıramadığını, sürekli uyuduğunu ve kendisini
mutsuz hissettiğini söyledi. ‘‘Eşimin uyuması
için başında nöbet tuttuğum zamanlar
olmuştur’’diyen H.G. eşinin bu durumunu gördükçe
kendisinin de acı çektiğini sözlerine ekledi.
‘‘Eşimden özellikle onu çok üzecek bütün
bilgileri, olayları saklıyorum çünkü en ufak
olay bile hastalanmasına sebep olabiliyor’’diyen
H.G. eşleri bipolar bozukluk hastası olan
kişilerin büyük fedakarlık yapması gerektiğini
ve özellikle eşlere bu konuda büyük görevler
düştüğünü hatırlatarak tavsiyelerde bulundu.
Bipolar bozukluk hastalarına
“manik depresif” dendiğini belirten Psikiyatrist
Dr. Mehmet Yağlı, mani ve depresyon hastalığının
belirtileri hakkında da bilgi verdi. Yağlı,
bipolar bozukluğun, hastanın önce maniye
girmesi, hasta bir ara düzeldikten sonra da
depresyona girmesi olduğunu söyledi.
Bu rahatsızlığın daha çok 25-30
yaşları arasında görüldüğünü belirten Yağlı
‘‘Her yaşta görülme olasılığı vardır. Hatta
meslek hayatımda çocuklarda da bu hastalığın
olduğunu gözlemledim’’dedi. Bipolar bozukluk
hastalığının genetik olarak geçişi en fazla olan
rahatsızlıklar arasında olduğunu dile getiren
Mehmet Yağlı, bu hastalığın kişinin kendi
iradesine bağlı olmadığını da söyledi.
Hastanın iyileşmesi için tıbbi
tedavilerin yanında, hastalığı konusunda
bilinçlendirilmesi gerektiğini de söyleyen
Yağlı, hastanın çevresindekilere de büyük
görevler düştüğünü vurguladı ve şöyle devam
etti: ‘‘Hastanın çevresindeki insanların
herşeyden önce insanın hastalanma hakkının da
olduğunun bilincinde olmaları gerekir. Ne gibi
zorluklarla karşı karşıya oldukları, bu
hastalığın ne gibi özelliklerinin olduğunu ve bu
durumda da nasıl davranmaları gerektiği
konusunda da bilgi sahibi olmalıdırlar’’
Daha çok genç yaşlarda görülen
bu hastalığın kesin sebebinin bilinmediğini de
söyleyen Yağlı, bu hastalığın günümüzde
tedavisinin mümkün olduğunu bu doğrultuda
koruyucu tedavilerin de yapıldığını ifade etti.
Mani hastalığının belirtileri...
Yağlı iki uçlu duygu durumu
bozukluğu olan bu hastalığın bir ucunun coşma
yani mani olduğunu söyledi. Yağlı, ‘‘Manide
hasta, kendisini olağanüstü iyi hisseder. Manik
hasta çok neşelidir, enerjiktir, sürekli gezer,
koşuşturur, güler, şarkılar söyler, herkesle
sohbet eder’’ dedi. Aynı zamanda manik hastanın
kendisini oldukça güçlü, zeki, önemli, güzel
hatta zaman zaman kendisini bir bilim adamı
olarak hissettiğini de sözlerine ekleyen Yağlı,
‘‘Manik kişi çok konuşur, çok para harcar ve
uyku uyumakta güçlük çeker’’dedi.
Manide hastanın neşeli olmakla
birlikte, kolaylıkla da sinirlenebileceğini
söyleyen Yağlı, ‘‘Kendisiyle tartıştığınızda,
fikirlerini eleştirdiğinizde, taşkın
davranışlarını engellemeye çalıştığınızda büyük
bir öfkeye kapılırlar ve çevresindekilere karşı
tehlikeli, hırçın ve kırıcı olabilirler’’dedi.
Yağlı, bu gibi durumlarda
hastaya karşı anlayış gösterilmesi ve hastanın
davranışlarının normal karşılanması gerektiğinin
de önemini belirtti.
Depresyon hastalığının
belirtileri...
‘‘Hastalığın diğer bir uç
noktası da depresyondur’’diyen Yağlı,
depresyonun mani hastalığının tam tersi olduğunu
söyledi. Yağlı depresyonda olan hastanın
kendisini hayattan kopmuş, verimsiz, ağlamaklı,
neşesiz hissettiğini, bitkin bir görünümde
olduğunu söyledi. Aşırı uyku, unutkanlık v.b
belirtilerin de görüldüğünü de söyleyen Yağlı,
‘‘Bu hastalarda istek ve ilgilerde azalma çok
fazladır ve genellikle bu kişiler çocuklarına,
eşlerine karşı hiçbir şey hissetmezler ’’dedi.
Bu hastaların intihar teşebbüsünde
bulunabileceğini ve çoğu zaman kendilerine zarar
verebilecek konuma geldiklerini, bu yüzden de
hastaların yalnız bırakılmaması gerektiğini de
sözlerine ekledi.
|