|
Arife COŞKUN
"Sanat aklın ürünüdür" diyen
Hegel'in sanat görüşünü taşıyan Doğu Akdeniz
Üniversitesi Görsel Sanatlar ve İletişim Bölümü
Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Ümit İnatçı,
öğrencilerin büyük bölümünün çaresizlikten sanat
bölümünü tercih ettiğini, eğitimin radikal bir
şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini
düşünüyor. "Sanat bölümlerine gelenlerin çoğu
çaresizliğin dayattığı son tercih kurbanı olarak
geliyorlar" diyen İnatçı, çözüm yolu da
gösteriyor: “Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim
Tasarımı Bölümü’nde okuyacak olan öğrenciler,
görsel düşünme ve desen becerilerini geliştirmek
için zorunlu olarak bölümden bazı dersleri
alsınlar. Bu arada, bigisayar laboratuvarlarında
grafik programlarını iyi öğrenmek için atölye
çalışmaları yapsınlar. Bu sağlanırsa en azından
öğrenci sıfırdan başlamaz” dedi.
Soru: Hem öğretim üyesi olmak,
hem de bir yandan sanatçı kimliğinizi tatmin
edecek etkinliklerde bulunmak ne tür bir çabayı
gerektirir?
Ümit İnatçı: Kendimi hiçbir
zaman klasik "öğretmen" kalıbının içinde
hissetmedim. Sanat yapıtının entellektüel bir
ürün olduğu düşüncesinden yola çıkarsak, öğretim
ortamı da bana zihinsel bir beslenme ortamı
yaratıyor demektir. Bir sanatçı için her zaman,
ürüne doğru yürünen yolun yarısı yaratıcılıksa,
yarısı da bilgi edinmeye, öğrenmeye ilişkindir.
Benim de Hegel estetiğinden yana bir sanat
görüşüm var: "Sanat aklın ürünüdür." Aklı
besinsiz bırakırsan onu verimsiz kılarsın. Bu
yüzden öğretime yönelik bir hazırlık aynı zamana
beni bir sanatçı olarak da hazırlıklı kılar.
Kendi deneyimlerimi ve bilgimi öğrenciye
aktarırken otoriter değil; dayanışmacı olmaya
çalışıyorum. Çünkü ders ortamının kendisi bir
paylaşım ortamıdır, dikte etme ortamı değil...
Tabii ki bir sanatçının ekonomik açıdan hayata
tutunabilmesi için bir başka iş yapmak zorunda
olması, onu zamansal açıdan ikiye böler... Böyle
bir ruhsal gidip gelme sözkonusudur. Sanatçı
çoğu zaman kapanmak, kendi içine yumulmak,
yalnızlaşmak ister... Bu istek, kişi olarak
sadece kendine ilgi duyma ihtiyacından
kaynaklanmaz; aynı zamanda yapıta yönelik
dikkatin de yoğunlaşması içindir.
Soru: Verdiğiniz derslerle
sanatçı yönünüzü belirleyen bilgi ve ilgi alanı
arasında bir uzaklık yok gördüğümüz kadarıyla;
sanat yaparken veya bir tasarım ürünü ortaya
koyarken ne yapıyorsanız onu öğretiyorsunuz...
bu öğrenci için de bir kazanım; çünkü bu durumda
siz bilgiyi sadece aktaran değil kullanansınız
da...
Ümit İnatçı: Sadece sanat
sergileri açıp, edebiyat ürünü kitaplar
üretmiyorum, grafik tasarım alanında da
çalışıyorum. Özellikle de editöryal grafik ilgi
alanımdır. Kitap, dergi vb. tasarım alanında
ürünlerim var. Bu arada iç mimarlık ve mobilya
tasarımı alanında da çalışmalarım var; yani
sanat, tasarım ve yazın birlikte gidiyor...
Bugün yeterli oranda gerek mekansal gerekse
araçsal açıdan ve öğrenci niteliği açısından
yetkin bir sanat – tasarımı eğitimi
verebiliyoruz desek doğru olmaz. Gelen
öğrencilerin birçoğu tam tamına aldığı eğitimin
epistemik süreçlerinin farkında değil. Yapılan
işleri, anlamsız bulacak kadar farkındalık
sorunu yaşayabiliyorlar. Tabii ki burada ciddi
bir eğitimsel altyapı sorunu var. Liselerimiz
öğrenci oryantasyonu konusunda tam bir felaket,
eğitimin radikal bir şekilde gözden geçirilmesi
gerekiyor. Sanat bölümlerine gelenlerin çoğu
çaresizliğin dayattığı son tercih kurbanı olarak
geliyorlar. Yetenek ve ilgi dereceleri yetersiz;
motivasyonları ise zayıf öğrencilerdir.
Soru: Bu aslında orta dereceli
eğitim sisteminden gelen bir sorun. Bu aşamada
neler öneriyorsunuz?
Ümit İnatçı: Diyelim ki sıkı bir
yetenek sınavı yapamadınız çünkü sonuçta öğrenci
alınmazsa, bölümün kapanma durumu var ama en
azından öğrencilerin hazırlık döneminde sadece
İngilizce’ye yönelik bir hazırlık dönemi
geçirmemesi gerekiyor. Görsel Sanatlar ve Görsel
İletişim Tasarımı Bölümü’nde okuyacak olan
öğrenciler, görsel düşünme ve desen becerilerini
geliştirmek için zorunlu olarak bölümden bazı
dersleri almalılar. Bu arada, bilgisayar
laboratuvarlarında grafik programlarını iyi
öğrenmek için atölye çalışmaları yapsınlar. Bu
sağlanırsa en azından öğrenci sıfırdan başlamış
olmaz.
Soru: Hocam, önünüzdeki program
nedir? Akademik ortamın dışında.
Ümit İnatçı: 16 Ocak'ta
İstanbul'da İtalyan sinemacı ve şair
Pasolini'nin eserleri üzerine bir İtalyan
yönetmenle ortak sunumum var; 12 Mart'ta ise
yine İstanbul'da "İnsan Zaman Mekan" isimli bir
sergim var.
|