Özgürlüğün Paradoksu

0
1594

firatnecatiguner Fırat Necati Güner[/caption] Bundan yaklaşık 1 asır önce yavaş yavaş monarşiler çökmeye başladı ve yerlerine demokratik rejimler kuruldu. İnsanların kendi hayatlarında söz sahibi olmaları yani. Özgürce, kan döktükleri topraklarında hak sahibi olmaları. Kısacası ‘’Kralın’’ malı olmaktansa artık devlet sahibi olmaları. Tabi ki hala daha monarşiyle yönetilen ülkeler var. Oryantalist hayalin kurbanı Asya’da da oksidental cehennemlik batıda da kralların ve kraliçelerin hüküm sürdüğü topraklar bulunmakta. Bazıları göstermelik olsa da. Bir de gizli monarşiler var, şirketlerin illegal tahtları. Bu taht sahipleri belki de 21. yüzyılın yeni krallarıdır. Şimdi bana göre sorulması gereken sorulardan biri, insanlar gerçekten özgür mü ? Tabii ki de hayır. Fakat en üzücü tarafı heralde kullandığın oyların ve belirlediğin yönetimin elinde olduğunu sanman. Gerçekten halk istediği zaman değişim yapabiliyor mu ? 90’ lara bakarsak değişim karşıtı onca kontrgerilla gerçekten özgürlükçü müydü, yoksa şirketlerin kiralık personelleri miydi ? Sadece uyuşturucu kaçırmak için kurulan ‘’özgürlük savaşçıları’’ adı altındaki örgütlere ne demeli? Bunlardan en garibi ise insanların özgürlük arayışlarını başka yaşamların mahvoluşlarında bulması. Merdiven çıkar gibi, her basamakta yitirilmiş bir hayata basmak. Belki de onlarcasına… Peki medeni ülkelere bakacak olursak. Ölümlerin daha az olduğu ve insanların çalışıp para kazanıp biraz daha refaha ulaştığı ülkeler. Yani insanların özgürlükleri için daha fazla çalışıp para kazanmaları. Özgürlüğünü satın almak değil mi bu ? Yeni nesil krallardan biraz daha özgürlük satın almak. Tamam alalım da bu süreklilik arz eden satın alma olayında kazananın Taht Sahipleri olması ve benim sürekli satın alıpta harcayamadığım özgürlüğümün koca bir paradokstan ibaret olması. Toparlayacak olursak; oy veriyorum ama sonucu benim elimde değil ve yaşamım boyunca çalışıyorum özgürlüğüm için bunu özgürce harcayamıyorum, çünkü yarınki özgürlüğüme de biraz ayırmam lazım. Sonuç olarak insanoğlu özgür mü doğar yoksa başka bir insandan alması mı gerekir hala daha tartışmaya açık. En azından gerçeklerden ve yaşananlardan hala daha bir uzlaşmaya varılamadığını görebiliyoruz. Ama bilinen bir şey varsa oda asırlardır insanların özgürlüğü için her zaman taht sahipleriyle savaştığı ya da anlaşmaya çalıştığıdır. Örnek olarak eski anlaşmalardan biri olan ‘’ Magna Carta’’ ( M.S. 1215) gösterilebilir.]]>