EMOCANLAR DAÜ'DE

0
788

Marka ikonu markayı sevdirir” Marka ikonu yaratmanın birden fazla yolu olduğunun altını çizen Onur, “Marka ikonu markayı sevdirir. İnsan üzerinden ikon yarattığınızda süreç içerisinde yıpranma payı çok fazla olabiliyor. Oysa anime karakterlerle yaratıcı devinime müsait çok daha farklı seçeneği elinizde tutmuş oluyorsunuz”, dedi. “Selocanlardan Emocanlara” Günümüz çağının emoji kullanım çağı olduğuna değinen Onur, “selocanlardan emocanlara geçiş öykümüz bu gereksinimle ortaya çıkmıştır. Yarattığımız her bir emojinin toplumda karşılığı olan ve sempatize edilmiş bir karakteri vardır. “, dedi. Emojilerle duygu ve düşüncelerin çok güçlü aktarıldığına dikkat çeken Onur, bu yoğun kullanımdan marka ikonu yaratma, lansman ve reklam alanında faydalandıklarının altını çizdi. “Fikriye’nin oluşumu adeta bir evrim süreciydi” Emocanlar içerisinde en çok “Fikriye” karakterinin oluşum sürecinin kendilerini çok zorladığına değinen Onur, “O şirinler köyünün nadide şirinesi gibi. Karakterlerimize sonradan katılıyor. Fikriye’nin oluşumu adeta bir evrim süreciydi”, dedi. “Mizansene uygun tanıtım yapıyoruz” Markanın kişilik oluşumu ve ikon çalışmalarının ardından lansmanın çok önemli bir rolü olduğuna da değinen Onur, “mizansene uygun tanıtımlar yaparak hem reklam hemde lansman aşamasında çok daha başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz. Bu alanda yaratıcılık, çağın ve ilgili mecranın gereksinimlerinin takibi ön plana çıkmaktadır”, dedi. İçinde yaşadığımız zaman dilminde medya materyallerinin; tv, radyo, dijital alan (yeni medya), gazete, kamuya açık alanlar olarak çok çeşitlilik gösterdiğinede değinen Onur, her birimi kendi içinde değerlendirip, uygun mizanseni ve mesajı yaratmanın çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi. Son olarak Onur, yanında getirmiş olduğu bir bavul dolusu Emocanı da katlımcılara savurarak dağıttı. Organizasyon, katkılarından dolayı Bilge Onur’a DAÜ Rektör Yrd. Prof. Dr. Cem Tanova’nın plaket vermesiyle son buldu. [gallery td_select_gallery_slide="slide" ids="4770,4771,4772"]]]>